Nerden başlayacağımı bilemiyorum herşey çok ani gerçekleşmişti. Bir güz sabahı hafif yağmur çiseliyordu ben de her ogrenci gibi okula gidecektim. Gene kahvaltımı yolda yapıyordum ayakta yiyordum yani neyse şemsiyemi elime aldım rüzgarda bir hayli esiyordu hani usulca emniyetini çözdüm ve düğmesine basıp açtım herşey buraya kadar çok iyiydi ta ki o amk. kamyoncu gelene kadar su birikintisinden geçince şemsiyeye gerek kalmadığını anlamak çok zor olmadı. Şemsiyeyle mal gibi orda kalmıştım artık. Derse de geç kaldım. Öylece kampüste bekledim. Hayatımın en zor zamanlarıydı.