babamın delikanlılık yıllarında ortaya çıkan pantolon.
babam, bu pantolonun delikanlılık dünyasına girişini şöyle anlatır:
bu pantolonları önceleri sinemalarda, dergi ve gazetelerde film artistlerinin üzerlerinde görmüşler.
ankara, istanbul gibi büyük şehirlerde okumaya giden gençlerin üzerinde görülmesiyle birlikte yavaş yavaş yaygınlaşmaya başlamış.
zamanla mahallenin gençleri tarafından giyilir olmuş. ilk önce yukarı mahallenin gençleri ispanyol paça pantolon giymeye başlamışlar. bir fil kulağı kadar büyük paça pantolon, göğüslerinin ortasına kadar düğmeleri açık, bir eşek kulağı kadar uzun yakalı gömlek giyen bu gençler hiç hoş karşılanmamış. mahalle büyükleri tarafından züppe, zibidi gibi sözlerle ayıplanmışlar. normal paça giyen babam ve mahalle arkadaşları da bu giysiyi delikanlılığa yakıştıramamışlar.
ispanyol paça giyen yukarı mahallenin çocukları ne zaman babamgilin mahallesinden geçse olay çıkarmış.
alay etmeler, laf atmalar, sataşmalar başlarmış. aynı zamanda mahalle maçlarında bunlara karşı pek galibiyet alamadıkları için ayrıca babamgilin gıcıkları varmış. bu durum bir süre böyle devam etmiş.
fakat mahallenin kızları da yavaş yavaş eteklerinin altına ispanyol paça pantolon giymeye başlamışlar.
üstelik bununla da kalmayıp ispanyol paça giyen gençlere ilgi göstermeye başlamışlar ki, babam ve arkadaşlarının aklı gitmiş. işte o an yıkılmışlar, artık bu modaya karşı koyacak dirençleri kalmamış. onlar da ispanyol paça pantolon giyip modaya uymuşlar. uymasına uymuşlar da, bu kez de onlar aşağı mahalleden geçemez olmuşlar. zamanında yukarı mahallenin gençlerine yaptıkları şeylerin aynısı başlarına gelmiş. bir süre sonra onlar da tepkilerinden vazgeçip ispanyol paça giyer olmuşlar.
artık ispanyol paça giyen her genç; kendini yakışıklı, romantik delikanlı tarık akan sanır olmuş. kızlar da yeşil çam filmlerinin nazlı kızı gülşen bubikoğlu.
kızlar sevdiklerine bu filmden öğrendikleri repliklerle naz yaparmış.
bu hikaye, bir modanın nasıl benimsenip yayılışının küçük bir özetidir sanki.