ırkçılık ne yazık ki her yerde var. çıkıp da "türkiye'de yok öyle şey, lazı-çerkesi-kürdü(bu sıralama da hep böyle gider nedense) kardeştir." edebiyatı yapmak her zaman doğru olmaz. bu noktada türkiyedeki ırkçılığın yönelimi çağdaşlarından biraz farklı. göçmenlere karşı bir ırkçılıktan söz etmek imkansız. öyle ki, türk insanı topyekün olarak, uzak asyalıya-avrupalıya-amerikalıya-afrikalıya sempati duyar. hiçbir zaman "ugandalı gençlere çirkin saldırı" diye bir gazete manşeti göremeyiz. bizim derdimiz kendi vatandaşımızla.