içtenliği ile bilinebilir. hoş, duymayan kalbin, "beni duy!" şeklindeki sitem içerikli acı çığlıklarını duymasını beklemek, zifiri karanlığın ortasında bir anda parıldamaya başlayan aydınlık parçacığının ortaya çıkma ihtimali kadar imkansızlığın sınırlarında bulunan bir durum.
"beni duy...
sinirle yazdığım şarkılardan
hayat var dediğin sokaklardan
havada geberen martılardan
ve su içinde boğulan balıklardan
gece eve gelemeyen adamlardan
serserileri seven kadınlardan
beni duy geride kalanlardan
gönlünden kopanlardan
gecemin içine gel kafamın içi beter
böceğin öcü geber ve kimin gücü yeterse
buna devam hey sana da selam ne
beni sevmiyorsun, anladık ulan
kimseye yok ihtiyacım
şarkılarım yarıda kaldı neyse
anlatmaya gerek yok fazla
saçmalarsam da kusura bakma bana"