Lise yıllarımın bir kısmını şehirdışında okumuştum, ıspartanın kışını ayazını bilen bilir, şubat aylarında bölgeye yağan en sağlam kar oradadır, yine aylardan şubat yer yarım metre kar, her sabah okula giderken tren garı istikametinde bir teyze görüyordum, iki büklüm olmuş belinde yırtık yamalı bez bir çuval, 70 yaşı vardır tahmin ediyorum, her sabah tahta parçaları toplardı oralarda, yine bir sabah okula giderken havada hafif sisli, -10 rahat vardır, teyzeciğim gene karşıdan pıt pıt yürüyerek geliyor, iyice yaklaşınca bana hangi günde olduğumuzu sordu, ona tarihi söyledim, yüzü asıldı biraz, sonra dedi ki; gelecek ayın 15'inde oğlum gelecek, öğretmenlik yapıyor aydında, beni pideciye götürecek dedi, içim burkuldu sözlük, o an yaşlılığı , çaresizliği ve imkansızlığı 17 yaşımda hissettim ve gençliğimin , ailemin değerini bir kez daha anladım, eğer yaşıyorsan en güzel pideler senin olsun anneciğim...