miyop dereceleriniz üç kat artıyor, sırtınız kambur oluyor, sürekli yorgun ve uykusuz kalıyorsunuz, sürekli okuyorsunuz, okumadığınız ve çalışmadığınız her an vicdan azabı çekiyorsunuz, şu romanı okuyacağım diyorsunuz sonra buna harcayacağım zamanda makale okurdum deyip bırakıyorsunuz, asosyal oluyorsunuz, tez yazıyorsunuz, tez savunuyorsunuz, sinir, stres, gerilim, korku filmi!!
(tabi bu durum temel bilimler fakültesinde filansanız oluyor. diğerleri daha boş beleş geçiyor olabilir.)
bütün bu yazdıklarım doğru. şimdi bu yüksek lisans denilen şeyi ben de yaptım. başladığımda bilmiyordum, içine girince öğrendim. mental anlamda zorlu geçti. daha fazla ne olabilir dedim. doktora yap dediler, ona da başladım. şimdilik acısız ama acıyacak diyorlar, göreceğiz.
ne diyordum bütün bu yazdıklarım doğru ama sonunda verdiği manevi haz bambaşka. o tezi savunup jüriden çıkıyorsunuz ya çok acayip bi his o, böyle bulutların üzeri mi desem ne desem öyle bir şey. eğer bir de çalışmanızı bir yayın haline getirdiyseniz of offf! yayın kabul aldıktan sonra bütün o miyoplar, gerilimler gidiyor. sonrası sonsuz mutluluk.
akademi istiyorsanız yapın. dinlemeyin öyle yapmayın diyenleri. bu yoldan ilk geçen siz değilsiniz, son da olmayacaksınız.