duyularla biriktirilen hafıza deposunda, unutulması en zor olana, koku hafızasına hitap eden kimyasal sıvı. yeri geldiğinde imza. vaat. karakter ifadesi. bir hayal.
en iyisi tabii ki de bizzat denemek. genel renklerin hepsini bilen birine, yeni bir karışım rengi anlatmaya çalışmak gibi düşünüyorum "kehribar, lavanta, süsen, amber ve vanilyanın muhteşem karışımı" vs ifadeleri. hepsinin kokusunu biliyor olabilirsin ama hangi bileşen hangi oranda, hangi nota baskın, kalıcılığı sende nasıl olacak, o parfüm bir bütün olarak sana ne ifade edecek, bunların hiçbiri bir parfümü sağdaki soldaki yorumlardan okumak gibi olmaz, başka birinin o parfümü tarif etmeye çalışması da benzer etki yaratmaz. evet fikir verir mutlaka bu izlenimler ancak subjektifliğin dip noktalarından bahsediyorum, şişenin içindeki sıvı sana hangi hikayeyi anlatacak, sıktığın koku sana kendini nasıl hissettirecek, hangisi seni daha iyi ifade edecek? en çok satanlar listesinin içinden gözüne kestirdiklerinden iki üç şişe deneyip beğenip sıradanlığın ve ortalama beğeninin peşinden mi gideceksin, "bu, evet." diyene kadar denemekten vazgeçmeyecek misin? bunlar önemlidir.
tene en oturanı ve yakışanı bulduktan sonra kişisel imza gibi olan bişey ayrıca bu. sizden başka kimse o parfümü almayı aklının ucundan bile geçirmez, parfümün kendisi çok güzel olsa bile o kokuya sizi etiketlemiştir beyinler, başkasının üzerinde eğreti durur. arkadaşınızda görüp/duyup bilmem kaç tl verip aldığınız parfüm sizi "aa bu x'in parfümü değil mi?" gibi bir soruyla karşı karşıya bırakacaksa şişenin kalanını tanımadığınız birine bağış yapmanız, o parfümü kullanmaya devam etmekten daha yerinde bir karar olacaktır.
tek şişesi asla yetmez, çünkü parfüm denilen şey zamana, mekana, yaşa, kişiliğe, mevsime, hatta geceye ve gündüze göre bile değişiklik göstermesi gereken bir şeydir. aslında kokusunu çok sevdiğiniz ama ağır bir parfümü cehennem gibi sıcakta sıktığınızda, yine parfümünüzün şişesinin 34567928 tl olması sizi kurtarmayacaktır, çünkü tercih yanlıştır.
her şişede yeni bir dönem geride kalır, sonra arayışlar hiç bitmez. 1-2 kalıcı koku dışında hep yenilerini ister insan. eski parfüme devam ettikçe kafasındaki era'lar karışır, ona belki bir yeri, belki birini, belki bir olayı, anıyı hatırlatan kokunun üzerine yeni hatıralar kaydetmeye kalkınca algı karışır ister istemez. zaten parfüm sadece güzel kokma hevesinden çıkıp bir meraka, hatta bir zaafa dönüştükçe bu arayış bir keyfe dönüşür, her tecrübe ayrı bir haz verir.