Bazen kalabalıkları seyretmek hoşuma gidiyor. insanların duruşlarından, bakışlarından, yürüyüşlerinden iç dünyaları hakkında tabi kendi tecrübelerime dayanarak neler yaşadıkları hakkında kendimce çıkarımlarım oluyor. bunu yaparken bir şey keşfettim zannedersem. insanlar hayatlarının bir yerinde birine ya da bir hadiseye fena halde "çarpıyor". Orada büyük bir yara alıyor. Ve geri kalan ömrünü bu yara ile geçiriyor. Gülse, unutmuş gibi yapsa da o acı hep orada kalıyor. Çıkarmadığı bir elbise gibi üzerinde, nereye giderse gitsin "taşıyor". Bakışına, konuşmasına, yürümesine tesir eden bir hasar... Her insan bir şey taşıyor...