soner yalçın ve doğan yurdakul'un yazmış olduğu, abdullah çatlı'nın hayatını anlatan kitap.
genel anlamda başarılı bir araştırma kitabı olsa da, bu iki yazar sol görüşlerinin etkisinden çıkamayıp bazı yerlerde hatalar yapmışlar ve tarafsızlıklarını koruyamamışlardır.
birincisi başbuğ türkeş'in mhp'nin örgütlenmesini nazilerden örnek aldığını ve oymaklar, obalar kurduğunu yazmışlar. bu külliyen bir yalandır. oymak, oba türk kültürüne aittir. nazilerle ne alakası olduğu anlaşılamamıştır. nazilerin parti teşkilatında hitler tek önder, ona bağlı subaylar da önderine bağlı savaşçılar olarak örgütlenmişti. başbuğ türkeş ise mhp'yi türk kültürüne uygun olarak örgütlemişti. burada ülkü ocaklarının temeli atılmış ve gençlik yapılanmasından asenalardan oluşan kadın kollarına kadar geniş bir örgütlenme göstermişti.
ikincisi, türkeş'e başbuğ denmesini italyanların mussolini ye duçe, nazilerin hitler'e führer, ispanya'da franco'ya coudillo denmesine benzetmiştir. bu kelimeler genel olarak önder/lider anlamına gelse de "başbuğ" türk kültüründe önderden çok daha fazla anlam ifade eden bir sözdür. örneğin alp er tunga, tengrikut mete han, bilge kağan gibi büyük önderler türklerin sadece önderi olmamış aynı zamanda başbuğu olmuştur. bu büyük isimlerden sonra gelenler, başbuğların koyduğu kuralları uygulamışlardır. başbuğ bu yüzden sadece önder demek değildir.
üçüncüsü, asala'ya karşı yapılan eylemleri küçümsemişler, avrupa'nın birkaç yerinde bomba patlatmaktan ibaret olduğunu söylemişlerdir. sol cenahın çatlı'nın bir kahraman oluşunu hazmedememesini anlıyorum da, asala gibi adi bir terör örgütünü bitiren bu kahramanları "pek de bir şey yapmadılar" şeklinde yazmaları ağır bir yanlılıktır. cümle alem biliyor ki asala çatlı ve ekibi tarafından bitirilmiştir. asala'nın liderleri çatlı ve ekibi tarafından imha edilmiştir. hatta asala lideri agop agopyan'ı bizzat çatlı'nın öldürdüğü ve "sana kür şad'ın gazabını getirdim" dediği bir efsane olarak yayılmıştır. kelle koltukta, eşinden çocuklarından uzakta böylesine bir ateşe kendini hiç düşünmeden atan adama bu iki yazar çok açıkça ayıp etmiştir.
dördüncüsü, çatlı reis'in kızının adını atsız beğ'in bozkurtlar kitabındaki baş karakter gökçen'den esinlenerek koyduğunu yazmışlar. gökçen bozkurtlar'ın değil, yine atsız beğ'in bir romanı olan deli kurt'un baş karakteridir.
bunun gibi birkaç ufak hata daha var ancak hepsi kabul edilebilir. ancak asala'ya karşı yapılan eylemleri 1-2 cümleyle geçiştirmeleri, bu cümleleri de olumsuz bir dille yazmaları hiç yakışık almamıştır. araştırmacı gazeteci olacaksanız, tarafsızlığınızı korumanız esastır. her gün bir büyükelçimizi öldüren bir terör örgütünü kendisi ve etrafındaki bir avuç insanla, avrupa gibi türk düşmanı terör örgütlerinin yuvası bir coğrafyada bitiren bu kahramanların hakkı verilmeliydi.
bu kitapta verilmemiş olması çok mu şey ifade eder? tabi ki hayır. çatlı reis'in kahramanlıklarını türk gençliği çok iyi bilmektedir.