Son zamanlarda veya - belki uzun zamandır- aşırı derece gözümü ve kulağımı kanatan durum. Birileri bir yerlerden yapısöküm, farklı okuma, kavram yokluğu, kavram hiyerarşisi, binary opposition gibi şeyler öğrenmiş ve kendilerince belli başlı yorumlar yapmaktalar.
Özellikle siyaset dünyasında ve entelektüel imajına sahip birçok insanda sıkça karşılıyoruz buna. Belki hiç dikkat etmiyoruz bu yönüne ama her zamanki gibi felsefi yöntemler ideolojik ve kişisel amaçlar uğruna göz boyamak maksadıyla kullanımda. Bunlardan birisi de yapısöküm.
En başta ilk haliyle heidegger'de ismi koyulmadan uygulanan ve derrida ile isim ve gerçek bir yöntem olarak kullanılan yapısöküm; çoğunlukla tarihsel metinlerde kullanılır. Peki neden? Bu metinler meskun/statik metinlerdir, bu metinlerin köklerine (metafizik köklerine) inilir ve statik oluşlarından ötürü yapısöküm olarak okumada daha az yanlışa neden olur. Çünkü hareketli bir metini bu şekilde okumak hataya yer açmak ve okumada verimsizliğe neden olur, o yorum adeta sağlam olmayan basit bir yoruma dönüşür.
Ne var ki bu yöntem, bu gün bir şeylere alet ediliyor ve bir entelektüellik göstergesi olarak kullanılıyor. Hataya en açık şeklinde -derrida'nın dahi aksini söylediği- dinamik metinler ve sözcükleri yorumlamada... Bu yapılmaz demiyorum ama dinamik olanın statik olan gibi söküm için Hazır-varlığı yoktur, yani statik olan kadar uygun değildir bu yönteme.