"O gün de benim ortanca hanımın doğumgünüydü. Ona sözüm vardı, Boğaz’a yemeğe götürecektim. Bir anda aklıma şey geldi. Açıkçası kanıma dokundu. Aldım hanımı, oğlanı da aldım. Aşağı yukarı 15 senedir de ben istiklal Caddesi’ne hiç gitmemiştim. Hem benim için güzel bir nostalji oldu. Gittim, hanımla, çocukla olayın olduğu yere. Millet fakir, karanfil bırakıyor. Ben gül bıraktım.”
bu ülkede bu da dendi.
bu laflar söylenirken , envai çeşit gazeteci mikrofanla , kamerayla kayıttaydı.
ekran karşısında biz vardık.
iki ehem öhöm ile geçiştirildi ve bu tpini ziktigim bizler maslak 1453'te kredi sırasına girdik.
bu konuşmayı ben yapsaydım , 6/7 sevdiğim insan var hayatımda ,
onlarda benle selamı sabahı keserdi.