osmanlı ve türklük

entry25 galeri video1
    21.
  1. başlığı ben açmıştım. ilk giriyi sildim. yayımlanmayı bekleyen bir makalem var. makalenin yayımından bir sonraki ay buraya da atacağım.

    yalnızca iki makalesini şimdilik buraya bırakıyorum:

    Gerçekliği ilim adamlarınca tartışılmış bir konu da olsa, genel kabul itibariyle Osmanlılar Kayı boyuna mensup gösterilirler. Bunda Osmanlıların kendilerini öyle görmeleri en büyük etkendir.P. Wittek, Faruk Sümer gibi tarihçiler Kayılığı Osmanlıların sonraki dönemlerde iddia ettiğini söylese de Feridun Emecen bu kimliği kabullenmelerini gerektirecek bir durumun olmadığını ve Osmanlıların Kayı olduğunu söylemektedir(1) Bu görüşü savunmasında 15.-16. Yüzyıldaki sayım defterlerinde bölgede Kayı nüfusunun varlığı ve Kadı Burhaneddin ile Emir Temur’un Osmanlıları ‘’Kayıkçı’’ olarak aşağılamaları önemli etkenlerdendir. Osmanoğulları gerçekten Kayı boyuna mensup değillerse, Dede Korkut’un eserinde de(Dede Korkut hikâyelerinde de) hâkimiyetin Kayılara ait olduğu yönündeki inancı nedeniyle -ki bu inanç Türkmenler arasında da oldukça yaygındır- meşruiyet arama çabaları onları Kayı kimliğini kabullenmeye zorlamıştır. Aynı biçimde çoğu zaman Ertuğrul Gazi’nin babası olarak gösterilen Süleyman Şah da, Selçuklu Süleyman Şah’ı ile karışmıştır. Buna ilaveten Kılıçaslan’ın vefatı Türkler arasında büyük bir üzüntüye neden olduğundan, onun ölümü de dilden dile Türkmenler arasında anlatılagelmiştir. Bu anlatılardan ötürü, Kılıçaslan ile Ertuğrul Gazi’nin babasının ölüm nedenleri arasında da bir benzerlik kurmak mümkündür. (2) Hatta Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın Fırat nehri kıyısında atıyla boğulmasının, Ertuğrul Gazi’nin babası olduğu söylenen kişinin ölümü ile aynı olması da önemli noktadır. Bazı kaynaklarda ‘’Gündüz Alp’’ olarak geçen tarihi şahsiyeti, her ne biçimde olursa olsun Osmanlılar kabullenmişler ve onun mezarına ‘’Mezar-ı Türkî’’ yani ‘’Türk mezarı’’ adını takmışlardır.(3)

    Osman Bey 13. yüzyılın sonu ile 14. yüzyılın başlangıcı itibariyle beylik alametleri bulundurmaya başlamıştır. Bu beylik alametlerinin tamamı Türk yönetim sistemi ve islam ile bu yönetimin perçinlenmesinden meydana geliyordu. Türk yönetim sisteminde, bir hanedanın halk nezdinde yönetmesi ancak Tanrı tarafından verilen kut ile kazanılmaktaydı. Aksi takdirde yönetimleri meşru sayılmazdı. Önceki yazılarımızda da Timur’un soylu olmadığı için hakan ya da sultan unvanları yerine Emir yahut(ve)Köregen lakaplarını taşıdığını söylemiştik. Bu hâkimiyet arayışları kimi zaman Oğuznamelerin değiştirilmesiyse tesis edilmeye çalışılmış, kimi zaman da rüya ve keramet yoluyla anlatılagelmiştir.
    1 ...