seni yatıp kalktığın kadınlardan, seni düşüp ufalandığın ağaçlardan topluyorum. seni dalından kahır ile, seni şehre zehir diye, seni sevda diye göğüsümde taşıyorum. seni marifet gibi Allah'a anlatıyorum. seni yutkunur gibi ama acıyla da kıvranır gibi; seni kentlerden köylere, köylerden göllere kum gibi, taş gibi, taşır gibi akıyorum. sen ki harikalar diyarı, sen ki Safranbolu'nun baharı ve sen ki dört mevsimin takvim yaprağı.
seni uykulardan, seni üzümlerden, seni rakı sofralarından topluyorum.
senin yağmurunu bereket diye, senin şemsiyeni kalkan diye, senin sesini yurdum diye biliyorum. seni; belki ararsın diye, belki ararsın diye, belki ararım diye bekliyorum.