bazen dünyanın telaşı ve acımasızlığı içerisinde içimizi bir umutsuzluk kaplar ,
hani kimseye anlatamazsın derdini de içini bir sıkıntı kaplar , bazen pişman hissedersin benzen de bu pişmanlığı abartıp kendimizi suçlarız ,
kimi insanlar da var ki kendini suçlamanın yanında sırf yalan dünyanın telaşı ve gelip geçici zevkleri uğruna (adı ister sevgili olsun isterse aşk olsun, ister borç olsun ,isterse hastalık olsun) sırf bunlar için kendi canına kıymak ister
bu ümitsizlik, bunalım ve kendini yalnız hissetme hali inanan bir insana yakışmaz , eğer gerçekten inanan biri ise hemen pes etmez, çektiği gördüğü sıkıntıları bir ceza değil bir basamak olarak görür,
tüm dünya da onun karşısına geçse , onu dışlasa , tek başına da kalsa , eğer yolu allah yolu ise sonuçtan korkmaz ve ümidini kesemez, çünkü her sonuçta dünyada kaybetse bile ebediyette kazanacak o'dur.
zumer suresi 53. ayet
Kul yâ ıbâdiyellezîne esrefû alâ enfusihim lâ taknetû min rahmetillâhi, innallâhe yagfiruz zunûbe cemîâ(cemîan), innehu huvel gafûrur rahîm(rahîmu)
De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”