Zamanında elinden gelenin fazlasını yapmış ve artık tükenmiştir.Sadece bekliyordur.Bazen çok özlesek ve sevsek bile bir adım daha atmamamız gerektiğini öğretiyor hayat bize her defasında..Gurur değil bu sadece artık yeniden bir şeylerin başlamayacağına kendimizi inandırmak.
Geceleri hadi ara diye kendime bazen cesaret veriyorum fakat her seferinde telefonu o hüzünle kapattığım anlar geliyor aklıma.O kadar şey söyledim,uğraştım dönmedi.Şuan neden dönsün diyorum kendi kendime.Aslında amacım dönmeside değil sadece sesini duymak.Bir zamanlar her saniye sesini duyduğunuz insana bu denli uzaklaşmak çok üzücü belki de acınası bir durum.Hangi kelimeyi kullanmak daha doğru olur bilmiyorum.
Bu yüzdendir belkide özlediği halde kendini tutan değilde özlediği halde ona rahatsızlık verdiğini düşündüğü için artık arayıp sormayan fakat aslında tahmin edemeyeceğiniz kadar yakınınızda olan.
Özlem ne garip şey gerçekten..
"Elimi şakağıma dayar ağlarım, dalarım uzaklara
Gün gri olur o an, gece katran karası
Yıldızlar kaybolur, ay karanlık
Bir güvercin kanadında olmak
Uçmak!
Bir kelebek gibi
Saçlarına konmak gelir içimden
Ama yoksun.
Ne, güvercin kanadında uçup sana gelebilirim
Ne, kelebek gibi saçlarına konabilirim.
Yoksun.."