Ama öyle sıradan öyle duyarsız öyle bencil bir sessizliğe muhtacım ki tarifini yapamıyorum. Sonuçta oldukça sıradan bir bireyim. Tek. Hiçbir fikre ait olmayan tüm biriktirdiklerini aklına doldurduklarını çöp poşetinin ağzını büküp kapıya koyar gibi benliğinin kapısına koyan biriyim. Aşağı inip atmaya üşeniyorum bu çöpü.
Gerçekten üzüldüm mü şimdiye kadar bu olanlara? Sorguluyorum olmuyor. insan ne olursa olsun kendine ve kendiyle ilgili olana samimi olarak üzülüyor. Yoksa kimse ilk defa yaşamıyor olanları. Kimi 35 yıldır kimisi 20 yıldır yaşıyor bunları. iflas eden şirketin çalışanı üzülür elbet nihayetinde işsiz kalacaktır fakat komşusu "vahvah" dedikten sonra kapısını kapatacak ve "hahhaaha götü kalkmıştı ibnenin krediyle megane binmekle olmuyor bu işler hahahha" diyecektir. Hahahah demese bile nihohoha diyecektir bıyıkaltı.
Sanki Tüm dünya bıyıkaltı nihohohha yapıyor bize. Ha böyle aydınlanma yaşayan adam tripleri falan da değil bu tam tersine karanlığa gömülen umutsuz tek başına bir adamın mutfak tezgahı üzerinde iki dal sigarayla yaptığı muhabbet bu.
Zaten artık samimi değiliz hiçbirimiz. Bizden tıpkı kendileri gibi sinsi olmamızı istiyorlar. Ne düşünüyorsan onu sakın söyleme. Hele ki arsız güçlerin bilimkurgu filminden çıkma koca bir yumruk olup sokak sokak cadde cadde gezerek onun robotları hakkında olumsuz bir laf söyleyeni ezdiği bir yerde asla gerçekleri ve fikirlerini söyleme.
O zaman fikirlerin insan gibi konuşmanın hiçbir anlamı kalmıyor. Deli de değilim bir silah alıp önüme gelene sıkarak gezeyim. Şimdi uyuyacağım belki bende samsa gibi uyandığımda hamamböceği olurum.