twitterda provokasyon yapan kürt faşisti bir kız. tamam güneydoğuda 80li ve 90lı yıllarda sivil halk zarar görmüş olabilir ama bunun faturasını gariban devlet memurlarına kimsenin kesmeye hakkı yoktur. hem "barış istiyoruz" hem "intikam alacağız" demek samimiyetsizliktir. ırkçılığın, faşizmin her türlüsüne karşıyım. kürt faşizmine de karşıyım. bu dünyada sadece kürtler dışlanmadı, aşağılanmadı. bir sürü etnik grup dışlandı, aşağılandı, mağdur oldu ama içlerinde şiddete başvurmayan birçok topluluk var. mısırın güneyindeki nübyeliler de burada örnek verdiğim etnik topluluklardan biri. bu sene mısırda en çok sevilen bir ses sanatçısının hayat hikayesi üzerinden (hayat hikayesi tam gerçekçi sayılmaz, esinlenme söz konusu) bu sorunu hatalı da olsa ele alan bir tv dizisi yayınlandı. şimdi burada bu diziden alıntı video paylaşacağım. https://www.youtube.com/watch?v=vYfif7sAnpw
dizinin adı el muğenni (şarkıcı). arapçayı yeni yeni öğrenme aşamasında olduğum için altyazılı video paylaşamıyorum. dizinin bu bölümünün 30. ve 33. dakikaları arasında başroldeki şarkıcının asvan kentinde geçen çocukluğunun bir kısmına yer veriliyor. videonun bahsettiğim kısımlarında asvan barajı nedeniyle şarkıcının yaşadığı köyün sular altında kalmadan önce mısır devleti tarafından boşaltıldığı sahne yer alıyor. dizide konu edinilen şarkıcı 1954 doğumlu olduğu için şarkıcı asvan barajı sorununu çocukken yaşamış. dizide bu hatalı bir şekilde de olsa ele alınmış.
konuyu daha fazla sulandırmadan geçmişte yaşanan ve başka bir ülkede ötekileştirilen bir halkın probleminden ve halkın devlete ve mısırda egemen olan arap toplumuna yaklaşımından bahsedeceğim. asvan barajını coğrafya dersinden birçok kişi duymuştur. bu barajın olduğu şehir, mısırda yaklaşık 3 milyon nüfusu bulunan, bu dizide konu edinilen şarkıcının da mensup olduğu nübyeli ya da nubi adıyla (ing nubian) adı verilen etnik grup yaşamaktadır. bu etnik gruba bağlı olanlar aşırı derecede koyu tenli, genellikle siyah kıvırcık saçlı ve badem gözlüdürler. bunların mısırlı araplardan biraz farklı bir kültürü var aslında. yanlış hatırlamıyorsam 1964-70 yılları arasında yapılan asvan barajı, çok sayıda nübye köyünün sular altında kalarak yok olmasına ve çok sayıda nübyelinin kahire, iskenderiye gibi şehirlere göç etmek zorunda kalmasına neden olmuş. bu şehirde bir tek ebu simbel tapınağı sular altında kalmaktan kurtarılmış. nübyeliler kültürel miraslarını büyük ölçüde kaybetmiş. cemal abdül nasırın ölümünden sonra da bu sorun çözülmemiş. bunun dışında köylerini terk etmek yerine ağaçlara bağlanarak ölümü göze alanlar da olmuş. ancak bu insanlar yaşadıkları kayıplara rağmen devlete ya da mısırda çoğunluğu oluşturan araplara düşman olmamış, devletten ve araplardan intikam almayı düşünmemişler; pkk gibi örgütleri şimdiye kadar hiç olmamış bu etnik grubun; yani ırkçı, ayrılıkçı bir yaklaşımda bulunmamışlar. ne yazık ki türkiye`de berfin kadem zihniyetli kürtler mısırlı nübyeliler gibi daha barışçıl ve insancıl davranmak yerine faşistlik yapmaktadır, intikam ve kin duygularıyla hareket etmektedir; sorunları gerçek anlamda barışçıl bir şekilde çözmek yerine şiddeti savunmaktadırlar. berfin kadem zihniyetliler toplum içinde kutuplaşmanın daha da derinleşmesine neden olmaktadır. araçlara, dükkanlara, okullara, işyerlerine molotof atarak; askere, polise saldırarak; şehirlerin herhangi bir noktasına bombayla saldırarak hak aranmaz, bu şekilde başkalarına zarar vererek hak aranmamalı.
edit: lan bu sözlükte herkes eksi manyağı olmuş. şimdi ben bu kızı ve zihniyetini savunmadım ki. savunulacak bir tarafı yok zaten. başka bir ülkeden örnek vererek bu çarpık zihniyeti eleştirdim sadece. ha eksileyen kürtçü ise kusura bakmasın bu kızın yaptığının ve bu ayrılıkçı zihniyetin savunulacak bir tarafı yok.