bu başlık altında tüm yazılanları üşenmedim okudum. her türlü insan güzel şeyler yazmış. en fazla diyarbakırspor için diğer takımları tehdit etmesine tepki göstermiş bir kaç kişi. peki gerçekten öyle birisi miydi ?
gaffar okkan 80 darbesi öncesi solcu bir polisti. darbe sonrası mamak cezaevinde ülkücülere işkence eden polislerden birisidir. tabi ülkücü kesim solcular veya dinciler gibi ağlak siyaset gütmediği için bilinmez böyle şeyler. bizzat kendisine işkence edilen ülkücüden duyduğum için biliyorum. diyarbakır hapishanesinde esat oktay yıldıran neyse pek çok ülkücü içinde odur kendisi. tabi ülkücülerde devlete toz kondurmayalım hesabı böyle konularda sessizlik devam eder.
kendisi diyarbakır'da çalıştığı zamanla bilinir. peki ne yapmıştır kim sevmiştir onu diyarbakır da ? ben söyleyeyim pkk sevmiştir. devlet eliyle konya ve altay maçında oyuncular tehdit edilirken olayın baş sorumlusu diyarbakırlıların gaffar babasıdır. onun zamanında pkk meşru bir hüküm sürmüştür. bu yüzden çok sevilmiştir, hala sevilmektedir. zaten apo yakalanması ile bir şoka giren pkk karşısında operasyonlar tamamen durmuş, sonrasında akp hükümetinin çözüm süreci ile beraber diyarbakır pkk'ya bırakılmıştır. bugün gaffar okkan'ı sevmeyen tek pkk/hdp sempatizanı bulunamaz. tabi sevecekler kendilerine en büyük hizmeti etmiştir.
gelelim suikast mevzusuna. gaffar okkan zaten zırhsız araç kullanırdı, çünkü kendisini koruyan polislerden önce pkk vardı hali hazırda. fakat malum bu ülkede kürtçü teröristler pkk'dan ibaret değil. domuz bağcığı ile insan boğan hizbullah denen kürtçü-islamcı pezevenklerde var. diyarbakırsporun gaffar babası bu soruna el attı. pkk için devlet sorunu kalmamışken hizbullah sıkıntısı sürmekteydi. silahlar hizbullah üzerine döndü ve liderleri öldürüldü. fakat hizbullah bunu affetmedi ve malum son yaşandı.
rahat uyu gaffar, veled-i zinaların diyarbakır'da ne devlet ne de hizbullah bırakmadı mirasın sayesinde, pkk karşıtları da öyle bir propaganda ile uyutuldu ki nasıl anıldığını bilsen güleceğin yeri karıştırırsın.