Kardeşinin şuan içinde olduğu duruma bakıp eskilerin gözünün önünden film şeridi gibi geçmesi.
Böyle boğazına yumru oturması, yutkunamamak.
içim acıyor böyle burnunun direği sızlar ya aldığın her nefes batar tam kelimeler karşılamıyor bu acıyı.
Askere gidemeyecek, hayatı boyunca eskisi gibi yürüyemeyecek.
Eskiden seni kucağına alıp havada döndüren, gözlerinin içi gülen, hayat dolu bir çocuğun mutsuz oluşu.
Kabullenemiyorum.
Belki bu yüzden içimi bu kadar acıtıyor.
Umudumu hiç kaybetmediğim halde doktorun bile gözümün içine acıyarak bakması.
28 gün birkez olsun umudumu kaybetmedim.
Saat gece 4 acilin kapısının önünde şu kelimeleri duydum;
Abi çocuğun durumu berbat ölürse kafayı yer bu insanlar.
Evet ölmedi çünkü umudumuzu hiç kaybetmedik.
Tam 28 gün 100 kişi o hastanenin önünde onu bekledi.
Çok şanslıyım benim kardeşim çok seviliyormuş bunu öğrendim.
En çok içimi acıtan bu süreçte ayakkabı aldık o ayakkabıyı eskisi gibi giyemeyeceğini bile bile istedi.
Ayakkabıyı giydirdim.
Abla bak eskisi gibi oldum değil mi?
Gözlerinin içine baktım evet ablacım dedim.
Yutkunamadım.