son dönemde hükümet politikaları ile sebepsiz(!) yere kültürü yok edilmeye, değerli eğitimcileri uzaklaştırılmaya çalışılan ülkenin en başarılı okullarının yok edilmesine dur diyen veli, öğrenci ve mezunların oluşturduğu eğitim için direnen ekiptir.
haklı mücadelelerinde yanlarında olmalı; elimizde kalan tek değerin, eğitimin de, kayıp gitmesine müsaade etmemeliyiz, diye düşünüyorum.
kendilerini tanıttıkları yazıyı twitter'dan okudum, merak edecek sözlük yazarları için aşağıda paylaştım.
"biz, proje okulları adı altında yapılan hukuksuz uygulamalardan endişe eden veli, öğrenci, öğretmen ve mezunlarız.
biz, çağdaş, bilimsel, laik, ücretsiz ve özgür eğitim hakkını savunuyoruz.
biz, karar alma süreçlerine dâhil olabileceğimiz bir eğitim sistemi istiyoruz.
biz, çocuklarımızın, kardeşlerimizin, öğretmenlerimizin mağduriyetlerine, uğradıkları haksızlıklara karşı mücadele ediyoruz.
biz, bir grup veli, mezun ve öğretmenin katılımıyla 26 eylül pazartesi günü kadıköy anadolu lisesi önünde düzenlenen basın açıklamasıyla yola çıktık.
“projenizdeğiliz” sloganıyla devam eden bu yolculukta taleplerimizin ülke kamuoyuna duyurulması yolunda önemli mesafe kat ettik.
proje okulları uygulaması nedir?
proje okul uygulamasını köklü ve geleneğe sahip liselerin özgün niteliklerinin ortadan kaldırılması, hafızalarının silinmesi operasyonu şeklinde özetleyebiliriz. paydaşlarla hiç tartışılmadan başlatılan projeyi çağdaş, laik, bilimsel, sorgulayıcı eğitimin yerine tek tip nesil yetiştirme planının bir aşaması olarak değerlendiriyoruz.
kamuoyundan ısrarla gizlenen süreç, 14 mart 2014’te yürürlüğe giren 6528 sayılı yasa uyarınca okul idarecilerinin değiştirilmesi ile başladı. biz projenin ilk sonuçlarıyla okullardaki öğrenci kulüplerinin aylarca üzerinde çalışıp, sergilemeyi planladıkları festival ve gösterilerin sansürlenmesi ya da tamamen iptal edilmesiyle yüzleştik.
2016 – 2017 eğitim ve öğretim yılının başında proje okullar’daki öğretmenlerin büyük bölümü sürgünle karşı karşıya kaldı. tam da derslerin başladığı hafta yüzlerce öğretmen rotasyon adı altında, çocuklarımızın derslerinin büyük bölümü haftalarca boş geçmesi pahasına sürgüne zorlandı. oysa rotasyona dayanak gösterilen düzenlemenin anayasaya aykırılığı konusunda ciddi emareler var. düzenlemenin yürürlüğünün durdurulması ve iptali için açılan davada danıştay da aynı kaygıları paylaştığı için dosyayı anayasa mahkemesi’ne gönderdi. milli eğitim bakanlığı yüksek mahkeme’nin kararını beklemek yerine on binlerce öğrenci ve öğretmeni mağdur etme pahasına yangından mal kaçırırcasına öğretmenlerin tasfiye sürecini devam ettirdi.
öğretmen, okulu okul yapan temel taşlardan biridir. bir okuldan aynı anda onlarca öğretmenin rotasyon adı altında kapının önüne konmak istenmesi liselerimizin gelenek ve hafızalarının yok edilme girişiminden başka bir anlam taşımıyor. okullarımızda başlatılan tahribat ve yıkımın önümüzdeki yıllarda artarak devam edeceği yönünde ciddi endişelerimiz bulunuyor.
bugüne kadar neler yaptık?
talep ve şikâyetlerimizi dilekçelerle ve sözlü olarak okul yönetimlerine, milli eğitim müdürlüklerine ilettik. meşru ve haklı taleplerimiz konusunda kamuoyu oluşturmak için okullarımız ve milli eğitim müdürlükleri başta olmak üzere değişik mekânlarda basın açıklamaları yapıp toplantılar düzenledik, düzenlemeye devam ediyoruz.
öğretmenlerin sürgününe gerekçe gösterilen 1 eylül 2016 tarihli “proje okullar yönetmeliği’nin yürürlüğünün durdurulması ve iptali için idare mahkemesi’ne dava açtık.
proje okul dayatmasının çocuklarımızın anayasal hakları olan çağdaş, bilimsel, laik eğitime karşı topyekun saldırının aşamalarından biri olduğunu düşünüyoruz. endişelerimizi ankara’ya yaptığımız iki ziyaretle tbmm’de temsil edilen muhalefet partilerine ilettik.
neden 3. kez ankara’ya gidiyoruz?
başkent’e ziyaretlerimizde iktidar partisinden ve milli eğitim bakanlığı’ndan randevu taleplerimiz oldu. ancak her defasında olumsuz yanıt aldık. bizler paydaşlarla tartışılmadan devreye sokulan proje okul uygulamasının eğitime daha fazla zarar vermeden ve daha fazla mağduriyetler yaratmadan iptal edilmesinin milli eğitim bakanlığı’nın inisiyatifinde olduğunu biliyoruz.
halen devam eden kampanyamızda topladığımız imzalarla birlikte endişe ve taleplerimizi bizzat milli eğitim bakanı’na iletmek üzere 24 kasım öğretmenler günü’nde bir kez daha ankara’ya gideceğiz.
bu özel günde bakanlık kapısının yüzümüze kapatılmayacağını umuyoruz."