fatih terim ekolünden gelen "bu dağları ben yarattım" psikolojisi yüzünden heba olan yeteneklerden... eğer aynı adam türk değil de hollandalı olsaydı, şimdilerde değeri belki de 40-50 milyon euro'yu bulabilecek bulunmaz bir topçu olacaktı.
teknik futboluna rağmen halen mental olgunluğa erişemediği için galatasaray'da en az 2-3 sene daha kalıp pişmesi gerekiyordu, ancak bu vatandaş çocukluğun da verdiği gazla heralde aldığı ilk ciddi transfer teklifinde galatasaray'ı bırakıp kaçtı. malum gece hayatı, sıcak para, kızlar falan aklını çeldi emre'mizin...
gittiği inter milan'da ise geçirdiği 4 sezon içerisinde 2002-2003 sezonunda roma olimpiyat stadı'nda oynanan, inter'in lazio karşısında 3-0 geriden gelip 3-3'ü kurtardığı ve emre'nin de 2 enfes gol attığı(bunlardan biri şahane bir aşırtma goldü) maç dışında göze çarptığı maç hatırlamıyorum. hadi acıdım 2003-2004 sezonu şampiyonlar ligi ilk tur gruplarında daha ilk hafta inter milan'ın highbury'de arsenal'i 3-0'la hacamat ettiği maçta da baya cilalı top oynamıştı ama zorlasan başka maç çıkmaz...
newcastle united'a gitti sonra... zaten ingiltere'nin trabzonspor'u hüviyetindeki newcastle eski günlerini mumla değil bildiğin spot ışığıyla arayan bir takım... ilk sezon intertoto kupasında bir deportivo la coruna maçında 30 metrelik frikiği çataldan döndü "uuu işte emre geri döndü" dedik, sonra sunderland'a galiba attı frikikten bir tane gene adamı göklere çıkardık ve sonuç ortada. şu anda muhtemelen newcastle united maçlarında stad önünde karaborsa bilet satarak geçimini sağlıyor ve zamanında kendisinden çooook daha gerilerde olan nihat kahveci avrupa'nın yavaş yavaş en önemli forvetlerinden biri haline gelmeye başlarken emre kardeşimiz tribünlere hala kapı kolu göstermekle meşgul. cidden çok yazık...