Hayatı, bir anda yeniden sorguladığınız, tüm kavramların önemini yitirdiği, derin bir boşlukta apışıp kaldığınız saatlerdir.
Dün olduğum törendir.
Acıların kalabalıklarla, sevdiklerinizle hafiflediği doğru olsa da, yaşanan gürültü, kargaşa, hunharca yenen pidelerin, dökülen ayranların, etli pilavın etini az bulan koca popolu teyzenin, durmadan demli çay isteyen mefta yakınının beni deli ettiği törendi.
Bitkinlikten ve ağlamaktan bitap düşmüş iki evladın, bir kenarda, bu curcunayı ve doymak bilmeyen iştahları seyrederken ki, bakışlarını hiç unutmayacağım!!!
Yüreğim dayanamadı... Aldım ikisini de...Birlikte uyuduk dün gece, kâh ağlayarak, kâh konuşarak...
Yemek de yedik ama iştahımızdan utanarak...