Çok erken yaşta hastası olduğum 26 yaşından beri de oynamayı bıraktığım şans oyunu.
Aslında tam olarak şans için veya para için oynanmıyordu en azından ben para odaklı oynamıyordum. izlemesi ayrı ders çalışması ayrı zevkliydi. Yani aslında oynama isteği tahmin üzerine kuruluydu ve bu tahmin öyle alelade tahminler üzerine kurulu değildi. Daha önce nerede koşmuş orjini nedir kum mu çim mi? Jokey mi apranti mi?... Daha neler neler bildiğin çalışma üzerine kurulu tahminler isteyen ve asıl zevki bu olan oyun türüydü benim için.
Evimizin altında hem birahane hem altılı ganyan olunca hem birayla hem altılıyla 14-15 yaşlarında tanıştım. Ailem uyanmasin diye yaz tatilimde ganyandaki çay ocağına "abi sana yardım edeyim beni işe al parada gerekmez çayını içerim" dediğim bir hastalıktı bende o derece yani. Tabi bedava bültenin tadı da başka oluyordu.
Şimdi bazen oynuyorum tabi takip edemediğim için zevkli olmuyor eskisi gibi. Birde sabah aksam yarış var bir anlamı kalmamış pek öyle geliyor bakınca.
Bu arada 17 yaşında koyduğum 1 altılı vardır ki o zamana göre bildiğin 2.el veya orta sinif sıfır araba alacak para kaldırmıştım. Ulan ne yemistim o parayı be. Okula taksiyle gitmeler herkese yemek ismarlamalar falan. Tabi sonra sağdan soldan peder bey duymuş deli gibi para harcadığımı biraz problem olmuştu.
Mesela insanı para kazanmaktan çok daha mutlu eden şeylerden biri de çok az kişinin tahmin ettiği yarışçılar arasında "essektir o be ya gelmez" denilen atı ebesine kadar inceleyip derecelerine bakıp son ayakta tek atarak kupon bulmaktır.
işte o orgazmı yaşatan atlardan biri t-shirt tır. 2 hafta önce 1400 kum pistte 10. Olmuşken o gün 1400 çim pistte gerilerden kopup gelmiş ve 1.liği almıştır. 17.65 ganyanı vardı... Çoğu kişi kuponun 5.ayakta yattı olm demişken koskoca ganyan bayinde kuponu devam eden tek kisiydim. Yaşta 17 ha... Yanlış olmasın.
Ahhaa başarıya bak. Sevdim kendimi.
işte o tabela bu kadar yazınca durulan bakayım dedim tjk sitesinde vardır. Varmış... Hatta ayna bile var ekleyeyim.