kuşların bayıldığını fark ettiğim bir tahıl. evde tadını beğenmediğimiz ve biraz koku olan pirinç mevcuttu. geçen çöpe atmak yerine kuşlara vermeyi düşündük. fakat yiyip yemeyecekleri konusunda tereddütümüz vardı. geçen güzelyalı'ya dolaşmak için gitmeye karar verince oradaki güvercinler aklımıza geldi. o iki kiloluk pirinci götürüp kuşlara atarız dedik. kordon boyunca gezerken sahilde konan kuş yemlerini yemekle meşgul güvercinlere doğru biraz pirinç attık. güvercinler hemen tepki verdi ve ilginçtir yemi de bırakıp pirinç tanelerine hücum ettiler. hem de ne hucüm! bunlar zaten tokturlar diye ileride rastladığımız kuşlara da veririz diye ayrıldık. ileride bir banka oturduk. bir güvercin sanki pirinç vereceğimizi biliyormuş gibi bize doğru yaklaşınca yakınına biraz pirinç attık. büyük bir zevkle yemeye başladı. ardından onu gören bir güvercin daha geldi. biraz daha attık o da yesin diye. sonra başka bir güvercin daha geldi derken üç beş tanesi daha geldi. biraz daha attık. daha sonra 15-20 güvercin daha geldi derken birden oturduğumuz bankın yakınına onlarcası daha akın etti. o kadar kalabalık oldular ki en sonunda banktan uzaklaşmak zorunda kaldım. hucüm beklemediğimiz kadar çok olunca banklardan uzak bir yere tümünü döktük pirincin. belki yüz küsür güvercin hemen oraya doğru üşüşüp deli gibi pirinç tanelerini yemeye başladı. bütün pirinci 10-15 dakikada büyük iştahla bitirdiler. sadece güvercin değil, gelen tek tük serçelerin yediğine de şahit oldum. zevkle seyrettim onları. o pirinç tanelerinin işlerine yaradığına gerçekten sevindim. o gün tek pişmanlığım fotograf makinesini yanıma almamak oldu.*