sarıgöl

entry49 galeri video1
    12.
  1. çocukluğumun izlerini hâlâ barındıran küçük ilçe. yeryüzünde zaman zaman özlediğim tek yer.aslında nüfusuna bakarak ilçe bile demek haksızlık ya, neyse. bildiğin(m)iz ege kasabalarından bir farkı yok. kışları ılık ve yağışlı, yazları kurak ve sıcak. hem de ne sıcak... ağustos ikindilerinde nefes alabilmek bile zorlaşır çoğu zaman. tarımla geçinir nüfusun çoğu. cennet ülkemin en tatlı üzümleri bu ilçenin ovalarında yetiştirilir. sultani deriz biz o üzüme. rızkımızdır. çünkü sabahın en erken saatinde, güneş üstümüze doğmadan, üzüm bağlarına gireriz. saat on bire kadar işimizi bitirmek zorundayızdır. o saatten sonra tepemize çöken güneş, çalışmamıza müsaade etmez sonra. insanları çok çalışkandır velhasıl...

    o saatten sonra kaldırımlara kurulmuş köy (kasaba) kahvelerinde; çay, sigara ve muhabbet zamanıdır. kahve önlerinde dut ağaçlarının altındaki masalarda, herkes kendi bağının üzümlerini över, içten içe bir rekabet havası yayılır ortama. ama hiç kimse kıskanç değildir. nasırlı ellerin, güneş yanığı yüzlerin fotoğrafıdır kasaba.

    ha, unutmadan, çocukluğumda, yıllar evveldi, kocaçay'da balık tutardık abimle.. balıkları koyacağız diye annemin salça kavanozlarını da kırmışlığımız vardır.
    2 ...