1915 yılında Galatasaray Lisesi ile istiklal Harbi yıllarında 3 liseyle
istanbul Tıp Fakültesi tek bir mezun bile veremedi; çünkü Müslüman ve gayrimüslim tüm öğrencileri cephede şehit oldu.
Çanakkale ve istiklal savaşlarına katılan çok sayıda çocuk, vatan savunmasında kahramanlık örnekleri sergiledi. Öyle ki 1915'te bütün öğrencileri şehit düşen Galatasaray ile istiklal Savaşı yıllarında Konya ve izmir Liseleriyle istanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi tek bir mezun bile veremedi. Müslüman ile çok sayıda gayrimüslim vatandaşımız cepheye birlikte koşup vatan uğruna omuz omuza savaştı.
Çanakkale destanında, bugünkü istanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi, eski adıyla Daru'l-Fünun öğrencilerinin ayrı bir yeri var. Daru'l-Fünun 1. sınıfta öğrenim gören 2 bin 500 tıbbiyeli, okullarını bırakarak Çanakkale'ye koştu. 2 tümen hâlinde Gelibolu'ya giden gençler, bir Anzak baskını sonucu şehit oldu. Bu nedenle sonraki yıl açılışta siyaha boyanan Daru'l-Fünun, 1921 yılında hiç mezun veremedi.
Galatasaray Lisesi öğrencileri, sporcuları ve müstandemleriyle birlikte Çanakkale cephesine koştu. Vatan müdafasında hazır bulunan Galatasaraylılar arasında, Müslümanlarla birlikte gayrimüslim ailelerin çocukları da vardı.
Mehmed Nazım, Mehmed Ali, Agop Elmasyan ile Mıdırgıç Dikranyan, Abdurrahman Robenson, Hasnun Galib, Halid Fuad, Nazmi, Neşet, Refik Ata, ibrahim Orhan Bey ve daha birçok gencin adı, Galatasaray Lisesi'nde oluşturulan Şehitlerimiz; kürsüsünün içinde yan yana kayıtlı.
Çanakkale Savaşları sırasında orduya gönüllü asker istenir.
Galatasaray Lisesi'nden de cepheye gönüllü asker istendiği haberi, tüm öğrenciler arasında büyük bir heyecan ve yarışa sahne olur. Bütün Galatasaraylılar, isimlerini listeye yazdırabilmek için geceden kuyruğa girerler. O yıl Galatasaray Lisesi öğrenci mezun edemez, çünkü cepheye giden tüm gençler vatan için canlarını vererek şehit olmuşlardır. Galatasaray Lisesi müstahdemlerinden Mustafa ve Ahmet Eğinli de, öğrencilerle gönüllü olarak cepheye gider. Her iki kardeş de Çanakkale ile Edirne'de şehit olur. *