dedenin ölmesi

entry322 galeri
    51.
  1. Benim iki dedem de hayatta çok şükür derdim hep. Bir gün gidecekler oysa , belki hiç tanımamış olmak daha az acı verecekti , kim bilir. Belki de büyük şanstı onlarla geçirilen zamanlar.

    ilkini 3 şubat 2008 günü öğlen saatlerinde yaşadığım acıdır dedenin ölmesi.
    /. sınıfa gdiyordum. Onların evindeki masada ders çalışıyordum , o da geldi oturdu masaya ve fen kitabını açıp içine tuz dökmeye başladı. Kötü birşey olduğunu anlamıştım , ağlamaya başladım , dedemi hastaneye götürdüler. O gün o hareketi hastalığının ilk belirtisiydi. Canım dedem alzheimer olmuştu.
    Üniversite son sınıfa geldim. Hergün olmasa da sık sık yanına giderdik , yıllar ilerledikçe onun durumu da ağırlaştı. Parkinson hastalığına da yakalanmıştı , artık yardım olmadan evin içinde yürümekte bile zorlanıyordu. Her sabah kalkıp özenle traş olan adamın sakal traşını artık ellerimle yapıyordum, sabahları kahvaltıda ekmekleri kızartan adama yemeğini ben yediriyordum. Tuvaletini tutamadığı için gün içinde defalarca yıkanıyordu , kendi kızları yıkıyordu.. Belki bunlar onun için çok acılıydı ve bunlardan uzaklaşmak istedi birgün.
    Okul için ildışındaydım , sınavlarım vardı ve bana sadece "deden ağırlaştı , yatalak oldu" dediler. o 1 hafta dedemi hayal ederek geçti , acaba nasıldı , yoksa bana yalan mı söylüyorlardı ölmüş müydü? ben bunları düşünürken o 1 haftanın sonunda yeni bir haber , doktorlar hazır olun demiş. Kalkıp gecenin 10unda yollara düştüm. Hastaneye gittiğimde kalabalık müşade odasına soktular beni , deden orda karşıdaki yatakta dediler , göremedim. Gözleri kapalı , sadece nefes alıp veren adamı göremedim , görmek istemedim. elini tuttum , tepki vermedi , sadec ağladım ve çıktım. o gece rüyama girdi , benim geldiğimi görmüş , daha sakin bir odaya alınmış. uyandığıma haberini aldık ki 2 kişilik odaya geçmiş , yanına gittim , ikinci komadan beri ilk kez gözlerini açtı ama kötü haber , artık görmüyordu ve hiçbirşeye asla tepki vermiyordu. Sınavkarın devamı için tekrar il dışına gittim , geri döner dönmez hastanede yanında kaldım. iyi ki kalmışım. Ondan 1 ay sonra bir sabah eve telefon geldi , dedem gitmişti...
    sesim çıkmadı , yanına gidene kadar sustum , gözümden tek damla gelmedi , burnum da sızlamadı , onu görene kadar. Hala sıcacık , bıraktığım yerde , yatağında yatıyordu. Çenesi bağlanmış , alnına elimi koydum , sıcacık. Öptüm onu kokladım , mis gibi kokuyordu yine. Gitmesinden korktuğum adam beni , bizi bırakıp gitmişti. o gece tüm kardeşleri gelene kadar evde kaldı , canım dedemin bedeni zarar görmesin diye evde dursun isteedim , morga yollattım zorla , kimse istemese de. Ertesi gün morgdan aldığımızda hala pamuk gibiydi , suyunu döktük , kefenine sardık ve yatağına yatırdık.
    Dedem nasıl gittin o soğuk günde , üstüne yapan kar üşütmedi mi seni? Yün çoraplarını ben giydirirdim anyodan sonra , üşümedi mi ayakların?
    ve neden gelmiyorsun hala rüyalarıma? söz veriyorum ağlamayacağım seni görünce. Yerini soracağım rahat mısın diye. Kimlerlesin , kiminle tavla oynuyorsun şimdi. torununun perdede kaybolan uğurböceğinin arkasınan ağlamasına dayanamayıp tren yolundaki otlar arasında uğurböceği toplayan adam şimdi otların altındasın ve ben cesaret edip o mezarlığa bir kez daha gelemedim...
    1 ...