elma durumunu tanrıya kompleks haline getiren yazar beyanıdır.
elmanın yenmesinden sadece insanoğlunun bir fiil gerçekleştirdiğini de düşünen insandır aynı zamanda bu yazarımız.
hani hep söylendiğiniz bir durum var ya "adalet neden yok bu dünyada?" diye.
tanrı zaten biliyordu olacakları, evet bu kısım %100 doğru.
şimdi bi düşünelim bakalım, adem'den bu yana ne kadar çok kötü insanlar gördük dünya üzerinde, hmm bebek katilleri, hmm tecavüzcüler, hmm güç savaşları.
bunların tamamı insan yapımıdır, tanrı değildir çünkü tanrı dünyaya ait bir ambargo koymaz. hesaplaşma tanrının boyutundadır çünkü.
konudan konuya atlayacağım umuyorum ki önyargısız insanlar anlatmak istediğimi anlayacaktır.
mesela bize sigaranın zararlı olduğu söylenir, günümüzden örnek vermem gerekirse. yine de içeriz. hatta o boku akciğer kanseri olana kadar içeriz. kanser olunca ne deriz? "keşke ağzıma sürmeseydim." "bir hayatım daha olsa sigaraya ağzımı sürmezdim."
ne anlıyoruz? bu sadece bir örnek, daha yüzlerce sayabilirim. insanoğlu başına kötü bir şey gelmediği sürece, yaptığı şeyin kötülüğünün farkında olmaz.
doğamız böyle, bencil varlıkları biz.
her neyse, kötü insanlardan bahsetmiştim, cenette günah işlenmez diye bir kaide olmadığını adem'in hikayesinden anlıyoruz. eğer, adem ve havva elmayı yemeselerdi, yani böyle bi kurgu başından olmasaydı, biz cennetin içerisinde, tecavüzcüler, seri katiller, rockefeller ailesi gibi ruh hastalarıyla yaşayacaktık. cennet, dünyanın bir simülasyonudur. -doğru yazdığımdan emin değilim, yanlışsa kusura bakmayın.-
insanların, içindeki kötülük ve iyilik potansiyelinin tam anlamıyla farkına varabilmesi ve cennete layık olabilmesi için, dünya gibi bi imtihandan geçmesi gerekiyordu.
cehennemdeki mantık; tecavüzcüleri hadım etmek veya idam ettirmek ile aynı mantıktır.
yani diyorum ki; elma bahane, ders çıkarıp her gün daha iyi bir insan olmaya bak sen.