'ikinci el temiz araba' bir şehir efsanesi olduğundan, parası yetene söz söyleme hakkımız olamaz.
kardeşime araba lazımdı. vakti yoktu, bana yıktı.
'çok temiz' diye satılan aracı gördüğümde, tüm küfür koleksiyonumun yetersiz kaldığını fark ettim.
kaporta her iki taraftan bazen 20 cm'ye varan çiziklerle doluydu; ezikler vardı ve sahibi taş çarptığını söylüyordu. fiyatı kırar alırız, varsın çizik olsun dedik, servise danıştık.
- abi motor temiz, boya yok
dediler.
çizik arabada boya olmasa ne yazar.
tatmin olmadık, ikinci bir servise götürdük, o da iyi dedi. ama geçmiş tarihli bir test raporunda araba kullanıldıkça km'sinin azaldığını fark edince, bilgisayarlı test yapan bir yere götürmek farz oldu.
sonuç: şanzuman dedikleri aparat haşat, diferansiyel geri viteste ses yapıyor vs.
sonunda aynı fiyata, pencere kenarlarında boya dökülmeleri olan, motoru vs. gerçekten idare eden bir araç bulduk, aldık.
bir gün memlekete gittim, beni karşıladı. arabada beş on dakika beklemiş, o esnada müzik çaldığından akü bitivermiş.
beş kilometre ötedeki eve iki saat sonra gidebildik.
telefonla ulaşamadığı servis sahibini karısını arayarak uyandırıp zorla getirerek...
kısaca ikinci elde dert bitmez.
acemi sürücüyseniz, iyi bir eğitim için ikinci el tavsiye edilir.
usta iseniz, paranız da varsa, sıfır her zaman iyidir.