yalancı müritlerin ashab-ı suffa'dan örnek vererek inkar etmeye çalıştıkları gerçektir.
ashab-ı suffa aşırı yoksul sahabelerden oluşuyordu ki en yoksullarından biri ebu hureyre idi. buna rağmen hepsi ya peygamber döneminde ya sonra evlenmişti. örnek verilen ebu hureyre'nin durumu:
--spoiler--
Hz. Peygamber devrinde maddî imkânsızlık yüzünden evlenemeyen Ebû Hüreyre, daha sonra Basra Emîri Utbe b. Gazvân’ın kız kardeşi ve Hz. Osman’ın baldızı Büsre ile evlenmiştir. Önceleri yanında hizmetçi olarak çalıştığı bu hanımın Ebû Hüreyre ile evlenmesi ondan hoşnut olduğunu göstermektedir.
--spoiler--
bak hala ahir zaman hadislerinden söz ediyorlar! "peygamberin bile bilgisinin olmadığı kuran'da açıkça ifade edilen ahir zamandan sizin nasıl bilginiz olur?" sorusuna yanıt veremiyorlar. huylarıdır, işlerine gelmeyen soruları atlarlar!..
evlenmekle çok veya az hadis rivayet etmenin ne alakası vardır? peygamber kendisinden çok hadis rivayet edilebilmesi için bazılarının evlenmemesini uygun bulmuş olsaydı buna ruhsat veren bir sözü olmaz mıydı? evlenmeyi teşvik eden, evlenmemeyi çok ağır sözlerle kınayan şunca hadisi ne olacak?
sonra? "evlenmek farz değil, sünnettir" diye sünneti küçümsüyorlar! bunu yapanlar kim? said-i kürdi'nin sayıklamalarına ilmi eleştiri getiren abdullah tekhafızoğlu'nun kitabını, kendisini tanımadıkları halde "üç ay içinde üç sünneti yerine getirmiş mi?" diye su-i zan edereki okumayı reddedenler!
"vakıflık" diyor! kendi jargonlarında ruhbanlığa koydukları tanımdır. islam'da vakıflık, evlenmeyerek kendini dine -sözde- adamak var mıdır? bunlar papazlara hizmet ede ede papaz olmuşlar!..