Uzak mesafe ilişkisi yürütmek zordur. Ama bana göre aşkın en güzel halidir. Sürekli hayal kurarsın. Ona sımsıkı sarılmayı, elini tutmayı, avuç içlerinden öpmeyi istersin. Her gece bunların hayaliyle dalarsın uykuya. Hayali bile mutlu eder seni. O üzgün olduğunda sen ondan iki kat daha fazla üzülürsün. O ağladığında gözyaşları asit olarak akar içine. Yanında olmayı, gözyaşlarını ellerinle silmeyi istersin. Çünkü bilirsin; orada olsan, koşup yanına gidip yüzünü avuçlarının içine alsan, dudağının kenarında oluşan çizgiden öpsen geçecek hepsi. Ama yapamazsın. Mesafeler engel olur onun yanında olmana. Onunla uyuyup onunla uyanmak istersin. Uyurken onu izlemek, yüzünün her milimini ezberlemek, ağladığında onu göğsüne yatırıp saçlarını koklayıp öpmek istersin. Hayali bile bu kadar güzelken gerçeğinin nasıl muhteşem olacağını düşünürsün hep. Sözler verirsiniz birbirinize. Kıskançlık krizleri olur hep. Sen onu göremezken onu tanımayan insanların bile onu görmesi yakar canını. Bir iki saat haber alamasan başına bir şey mi geldi acaba diye düşünüp yiyip bitirirsin kendini. Yanında olsan koruyup kollarsın onu. Kimsenin üzmesine izin vermezsin. Ama ondan yüzlerce kilometre uzakta elinden gelen tek şey bunların hayalini kurmaktır. Eğer iki taraf da birbirine aşıksa mesafeler hiç sorun değil. Mesafe dediğin nedir ki? Bir bilete bakar. Önemli olan kalplerin arasında mesafe olmaması.