sezen abla`nin tebdil-i mekan diye bi sarkisi vardir. dinleyin sonra devam edin okumaya.
(bkz: tebdil-i mekan)
demek ki neymis efenim, yeni ufuklara yelken acmak yeni yerlere gitmekle alakali bi sey degil. insanin icinde olan bir sey...
hayir, simdi bazen ben de diyorum kendi kendime: 'boyle konusuyoruz ama ben her aksam eve donerken kosede toplanmis sigara icen liselileri gorurken nasil hayatimi degistireyim? ya da, ne biliim sokagin kosesini dondugumde yine ayni coplugu gorecegimi bilerek nasil ben yeni ufuklardan bahsedeyim?' ama oyle degilmis tabi... yeni yerlere gittiginizde cok acikca gorur insan bunu. evet, her sey degismistir. ama bi sey olmamaktadir, sanki hic bir sey degismemis gibidir. degismeyen ben'imdir. evet, sembolik olarak bi onemi vardir, defterin yapragini cevirip, bembeyaz bir sayfa acmis olmanin... ama bu konunun, yonun, degisecegi manasina gelmez ille de.
oyleyse yeni bi sayfa acmak lazimdir, ama yeni seyler yazacak kuvvetiniz de olmalidir o sirada.