bacak kıllarını alan erkek

entry214 galeri
    18.
  1. taksim'de kahvemi yudumluyordum. güzel boynuyla arkadan görünüyordu, saçları da uzundu. her şey yolundaydı ancak ne iğrenç ağda yapmıştı bacaklarına!? kıpkırmızı olmuştular kıllar tüyler yolunmaktan. aklıma lazer epilasyon mucizesi geldi, bir an duraksadım, derin bir nefes; bir yudum daha menengiç kahvesi aldım ve kafka'nın şato'sunu kâmuran şipal çevirisinden okumaya devam ettim. güzelim bacak ne hale gelmişti, berbat durumdaydı. kapri giymişti, açık mavi desenleriyle. sonra gözüme bir dövme çarptı, irkildim! çok anlamlı bir dövmeydi, alice harikalar diyarında ile ilgiliydi, sevindim, tanışmak da istedim o bacakların sahibiyle. sigara içiyordu, elleri kırmızı ojeliydi.

    ...

    kitaba dalmıştım, kafka muhteşem bir insandı her zamanki gibi. tuvalete çıktım kafenin üst katında, unutmuştum yazık olmuş kadının bacaklarını ve üzerindeki anlamlı dövmeyi, tuvaleti bitirip ellerimi yıkadım, alt kata; yani masamın olduğu yere inmeye başladım.

    ...

    olamaz! bir erkekti orada oturan. hayal gördüğümü zannettim ama ellerindeki ateş kızılı oje yerli yerindeydi, bacağındaki dövme de oradaydı. kalakaldım merdivende. saçlarını sarıya boyatmış, sakalları tıraşlı, kırmızı ojeli bir erkek. heyhat, zaman akmak bilmiyordu, aklım almıyordu. garson geldi, beyefendi bir sorun mu var dedi, yok dedim, çarpıntı oldu. yapabileceği bir şey olup olmadığını sordu, yok dedim ve masama gittim.

    ...

    Frieda, ah frieda. mr. k ile olan aşkınız ne büyüktü. ne büyüksün sen kafka!
    [sayfa 123.]
    3 ...