sermaye sahiplerinin sesi olmuştur bir dönem itibariyle. içlerinden geldiği bir sınıfın, zira bir dönem tüsiad genel sekreterliği yapmış yanlış hatırlamıyorsam, çıkarlarını koruyarak hareket etmiştir. ulusal sınırların tüm olanaklarını kullanan büyük sermayedarlar -uğur selçuk akalın hocamız bunlar için komprador burjuvazisi der- uluslararası pazarlardan da yararlanmak istemişler ve de bu liberilizasyon süreciyle başarılmıştır. o zamana kadar uygulanan ithal ikameci modelden, ihracata dayalı sanayileşme stratejisine geçilmiştir. buna kimi kaynaklarda sanayisizleştirme politikası da denir ama bu bizim konumuz değil. işte tüm bunlar 24 ocak 1980 kararlarıyla uygulamaya konulmuştur. bu kararların alınmasında ve uygulanmasında baş aktördür turgut özal. bu noktadan bakıldığında sevilmemesi gerekirken, 24 ocak kararlarından önce uygulanan iktisat politikalarının yaratmış olduğu ikili fiyatlar, karaborsa gibi durumlar ve de sağ-sol çatışmasının yaşandığı bir ortamda can güvenliğinin olmaması kendisinin, ekonomiden anlamayan ama can güvenliğine herşeyden çok önem veren kişilerin gözünde kahraman olmasına sebep olmuştur. buna bizim aile de dahildir. yasaktır turgut özal hakkında olumsuz konuşmak.