kamuoyunu aydınlatmak adına, geyiğe ara verip kısa bir açıklama ile çözüme kavuşturacağım konudur.
şimdi arkadaşlar, herhangi metinde bir çeviri yapanlar bilirler ki çevirilerde her yiğidin ayrı bir yoğurt yiyişi vardır. kuran'ın orijinal dili arapça olduğundan çevirilerinde de çevirenin kullandığı aynı anlama gelen farklı kelimeler, farklı ifade biçimleri gelişebilir. bu kaçınılmazdır.
en basitinden ezanın türkçeleştirildiği dönemi ele alırsak;
allahu ekber -> tanrı uludur
allahu ekber -> tanrı yücedir
allahu ekber -> tanrı büyüktür
üçü de doğru çevirilerdir, arapça ekber ifadesi bu üç anlama da gelir. şimdi her camiden farklı sesin yükselmesinin ne kadar absürt olacağını tahayyül edin. (tabiki devlet eliyle yapıldığından her yerden aynı çeviri yükseliyordu bu dönem)
bu yüzden evet katılıyorum okuduğumuz sure'nin anlamını öğrenmek gerekir, genel kabul gören mealleri okuyunuz. ancak orijinal metinden okumak hem anlam kayıplarını önler hem de ortak paydada buluşturur, biliyorsunuz ki namaz toplu olarak da yapılan bir ibadettir.
bu yüzden namaz orijinal dilinde kılınmalıdır. isteyen anlamını öğrenip subtitle ile kılabilir. *
yoksa allah -geleneksel çince ve aborjince dahil- her dili biliyor bunda sıkıntı yok.