Cinsellik ve aşk, birbirlerini tanımayan iki farklı varlıktır. Farklı evlerde yaşar, farklı mahallelerde oturur, farklı yerlerde çalışırlar. Farklı arkadaşları, farklı aileleri, farklı heyecanları ve farklı ilgi duydukları vardır. Ve bir gün gelir ikisi karşılaşırlar. Bu karşılaşma iki türlü olur. Önce cinselliğin yürüdüğü yoldan daha sonra aşk geçer. Cinselliğin yaktığı, kavurduğu çalıları görür yolun kenarında, çakıl taşlarını görür yerdeki, kor gibi yanan. Ve ufuğa doğru baktığında yolun ucunda bir ışık görür gözünü alan. ilerler o ışığa doğru, her tarafını saran sıcaklık ile.
Ama bazen aşkın yürüdüğü yoldan cinsellik geçer. Yol dardır, hava sıcaktır, aşk tek başına yürümektedir. Cinsellik sessiz sedasız arkasından gelmektedir, usulca ve habersizce. Gelemez yanına aşkın, yol dardır, ama sıcağı ısıtır aşkı, farketmez aşk. tek başına yürüdüğünü sanır. fakat yol genişlediği anda onu bulur yanında.
Çünkü bir elmanın iki yarısıdır aslında ikisi de...