kemalizm

entry1488 galeri video9
    98.
  1. yine mücadele etme zamanıymış. peki edelim de kime karşı edelim? kemalizmin düşman bulma ihtiyacını anlamak lazım diye düşünüyorum. çünkü milliyetçilikler kendini karşı taraf üzerinden kurarlar. eğer ortada bir tehdit algılaması varsa, insanların o tehdit karşısında birlik olmaları kolay olur devletün bekaasu açısından. bu bakımdan bakarsak, yıkılan bir osmanlı imparatorluğunun külleri üzerine inşa edilen bir türkiye cumhuriyeti ' nin kendisini dağılma korkuları üzerine ve ordu- militarist yapı içinde kurduğu gerçeği gözümüze çarpar. hani tanzimat ve ıslahat fermanlarıyla durumu kotarmaya çalışan osmanlı' da, bu hareketler nasıl ki bir ilerleme hareketi olsa da günümüz ulusalcıları tarafından ''osmanlının yıkılmasını hızlandıran'' faktörler olarak lanse edilmiş hale gelip durum karmaşıklaştıysa, kemalizmin türkiye' ye özgü olması onu tüm dünya uluslarının bir izm olarak kabul edip yaşayabilecekleri anlamına gelmez. çünkü kemalizm 3. bir yol olmaktan çok uzaktır. kemalizm, devleti hızla kalkındırma ve toplumu değiştirme amacı güden bir harekettir. toplumu dönüştürürken kullandığı yegane argüman laikliktir. istiklal mahkemelerinde sallandırılan başlar, kapatılan tpcf ve scf, atatürk' ün laikliği kullanarak rakiplerini tasfiye ettiği bir sürece denk düşerler. bugün hala kemalistlerin, o dönem tpcf ve scf sini şeriatçı sanmaları vahameti buradan kaynaklanmaktadır. aynı şekilde, menemende afyon çekerek şeriat isteriz diye bağıran afyonkeşler kubilay' ı şehit ettikleri için o afyonkeşlerin şeriatçı diye anılması da o geyikten kaynaklanmaktadır. hatta nutuk' u açıp dikkatlice okursanız, nutuk' ta terakkiperver fırka için hain denildiğini görüp atatürk' ün oportünizm ile rakiplerini tasfiyesini anlarsınız.
    bu geyik hala da bitmemiştir. yapılan her türlü olayı dincilere bağlama ve bu sayede aslında kendi içinde tutarlıymış gibi lanse edilen halbuki felsefi bir birikim ve temeli olmayan laikliğimizi; kendi siyasi yaşamının devamı için değiştirilemez ve geliştirilemez bir dogma olarak kabul etme durumu ile hala karşı karşıyayız. biz buna laikçilik demekteyiz. tanrının varlığı ya da yokluğu üstüne bir doktrini olmayan, yaşam bakışı, evren, hayvan sevgisi böcük sevgisi üzerine bir paradigması bulunmayan kemalizmin;
    - bunlar şeriatçı, öyleyse ben bunları tasfiye etmeliyim! pragmatizmiyle iktidarı nasıl ele geçirmeye çalıştığını hala da görmekteyiz zaten.
    halbuki kendileri başa gelse, insanlara yeni bir takım felsefi görüşler enjekte edecekleri yok, ve hatta türkiye' de yaşayan azınlıklara (türkiye deki azınlıklar dinsel azınlık anlamına gelir) onlar azınlık bile olsalar, onları müslüman olmadıkları için suçlayan bir bakış açısıyla bakmaya devam edecekler, fener rum patrikhanesini bile tehdit olarak içselleştireceklerdir. ve bu sayede kendi gereksiz savunma kalkanlarını bahane ederek, rakiplerini tasfiyeye çalışacaklardır.

    uğur mumcu mesela benim çok saydığım bir isimdir, çok büyük adamdır vesselam. ama yanlış bilgi veriyor burada. 49 yılında chp din derslerini kabul etti yıkıldı falan diyor. halbuki 1930 belediye seçimlerinde atatürk, chp de ismet paşaya muhalif olan 70 milletvekilini fethi okyara verip,
    sadece 32 yerden aday göstereceksin seçimlerde dediği halde, fethi okyar o 32 yerden tam tamına 30 unu kazanınca atatürk, halkın desteğini alamadığını anlamış ve mecliste çoğunluğu sağlayıp başa gelemeyeceğini anlayınca scf yi kapatması için okyar a telkinde bulunmuş ve bu isteği hemen kabul edilmiştir. ondan sonra da atatürk' ün laiklik konusundaki tutumunu gördük zaten.
    aslında şu da var, linkte uğur mumcu demiş ya, tarikat cemaat falan anlatmış. ben şöyle diyeyim, tek parti zaten din dersini kabul etsin ya da etmesin, dibe gömülmeye mahkumdu. en baştan halkın desteğini almamışlardı çünkü. kaldı ki 46 seçimlerinde açık oy gizli sayımdan kaynaklanan temsil garabeti de es geçilmiş. tek parti ne yaparsa yapsın demokrat parti karşısında hezimete uğramaya mahkumdu. kemalistlerin bilmediği ya da görmek istemediği gerçek işte budur.
    4 ...