balkondaki sardunyaların yapraklarını ovuşturup koklardım. şimdi de yapıyorum ama o zevki vermiyor nedense. karıncalara kesme şeker koyardım annem terlikle kovalardı sonra. patates-soğan alındığında tel dolaba koymak kardeşimle benim işimdi. babamla beraber işe giderdim altunizade'deki ofiste daktiloyla yazı yazardım artık yazamıyorum ne o daktilo, ne o ofis ve en önemlisi babam yok çünkü *. of içim şişiyor ve her geçen gün babama bir gün daha yaklaşıyorum.