enver gökçe

entry29 galeri
    19.
  1. M. Niyazi Akıncıoğlu, Enver Gökçe, Ahmed Arif bugünkü kuşağa epey uzak şairlerdir.
    Üçü de komünisttir.

    Üçü de şiiri, toplumsal gerçekçilik ekseninde ele alıp, ezileni anlatmaya ağırlık vermişlerdir.

    Üçünün de en önemli özellikleri, şiiri düz yazıdan( yani nesirden) tümüyle ayrıştırmalarıdır.

    Ne demek, şiiri düz yazıdan ayrıştırmak?..
    Düz yazı, uzun uzadıya, tanımlayıp örnekleyip anlatmaya cevaz verir; oysa, şiir, öylesine bir sözcük yoğunlaşmasıdır ki, koca bir mevsimi üç beş sözcükle anlatabilir.

    Anlatmaya çabaladığım şairler, bunu başarmışlardır şiirlerinde.
    Akıncıoğlu'nun "selamın geçiyor besbelli/ yeşillendi telgraf direkleri/ seneler sonra/ ormanından ayrı." dizeleri, baharın gelişine görkemli bir selam çakmaktan başka nedir ki?

    Ya da Enver gökçe'nin "saçlarına kan gülleri takayım.." dizesi..
    Tek dize... Neler anlatır, nasıl anlatır. Ve nasıl bu kadar güzel anlatır, sorusunu insana defalarca sordurur.

    Saydığım üç şair, şiiri şiir yapanlardır.

    Beyinlerine yüreklerine ömürlerine sağlık diyemiyorum, üçü de öldü.

    işin kötüsü, türk dilini, türk şiirini bu denli zenginleştiren bu üçlü, fikir hayatımızda da öldürüldüler.
    Bize bu denli güzellikler sunan bu insanların şiir kitapları bile yok ortalıkta.

    Üzülüyor muyum?
    Artık bilemiyorum.

    Sen üzülüyor musun?
    1 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2025 uludağ sözlük