bir yannis ritsos şiiri. özdemir ince'nin çevirisiyle. bir yunan köyünde kurşuna dizilen kırk insanın hikayesidir.
Yukarda, tıpkı yarın gibi, kurşuna dizdiler kırkını.
Yirmi yıl geçti. Kimse ağzına almadı adlarını.
Anlıyorsun hayatımızı. Her yıl,
böyle bir gün, titrek kavakların altında buluruz
kırık bir kiremit, iki sönmüş kömür, bir parça günnük,
bir sepet üzüm, bir bal mumu
siyah fitilli. Biraz yanmış, rüzgâr söndürmüş hemen.
işte bu yüzden, akşam vakti, eski ikonalar gibi
oturur kapı eşiklerine yaşlı kadınlar,
işte bu yüzden çabucak irileşti çocuklarımızın gözleri,
bu yüzden başka yere bakarmış gibi yapıyor köpeklerimiz
geçerken jandarmalar.