Her sabah bir yola çıkardı...
yaşı kaçtı, hatırlamıyorum, yetmişbeş mi öyle bi'şi..
emekliydi, yoktu işi,
şehirde bir istikamet çizerdi...
başlangıç beşiktaş iskelesi.
yer kırkdokuzuncu parkenin tam ortası.
bu turnikelerin önündeydi ilk buluşması..
ilk elele tutuşu, öpüşü, koklaması..
ikinci istikamet moda sahili..
tepedeki kurumuş ağaç, onun kuytu dibi...
özerinde hatırası var..
"tavşan" şeklinde oymuş harfleri.
ismi mehmet, sevgilisi mualla...
ilk kazıdığı günü milad koymuş buraya...
eminönüne o zaman bildiğin vapurla geçerdiniz...
şimdikiler bir acayip, hem gudubet, hem tipsiz..
o zaman da yolcular martılara simit atardı...
mualla'yı seyrederken kalbi pırpır atardı..
eminönü meydanı, mısır çarşısı...
ilk kızını getirdiğinde büyülemiş güvercin kanadı..
artık kızın da evlendi,
eşinde gitti cennete..
dolaştığınız yerleri gezedur,
ruhunu ağlata inlete..
diyorlarki artık,
her şey gprs, data teknolojik...
konum bilgisi yolla, izlerini takip eder rahmetlik..
hepinize, dostluk, kardeşlik, muhabbet dolu günler diliyorum..