ussal olarak barış (teslimiyet) dininde kadına yahudilikten ve katoliklikten daha insani bir yer verildiği gerçeği yadsınamaz. kadın ilk kez erkelerle aynı yüzeyde, farklı değerler yüklenerek tutulmuştur. yasal bir kişilik kazandırmıştır. ancak ata erkil bir din olduğu için, zorunlu olarak erkekleri kadından üstündür. islamiyette kadınlara din ve devlet liderliği verilmemiştir. bu da o zamanki bilinç için sıradandır. zaman değişmiş kadın yaşamda ve "bir çok insan kabul etmesede" erk sisteminde belirli bir yer edinmiştir. yasal olarak eşit, hatta medeni kanunda erkekten fiziksel yoksunluk ve annelik sorumluluğu yüzünden üstün tutulmuş, gözetilmiştir. islamiyet günümüz yasaları için ussal olarak ön ayak olmuştur.