Abi evlenir "amca olacam" diye sevinirsin. Bu sefer abinin icindeki egoizmle karisik anarsist ruhu ortaya cikar "bu boktan dünyaya cocuk mu getirilir?" der ve cocuk yapmaz.
aradan yillar gecer. "Belki ablalar cocuk yapar amca olamadik ama dayi oluruz" dersin. Yok, onlar da sanki inat etmis gibi evlenmez.
bu sefer kendin evlenirsin. Hayatina sekil vermeye calisirsin. "Cocuk olsa napacam lan ben, daha kendim cocugum" dersin. Onun gelecegini önceden ayarlamaya kalkisirsin ve kendini önce isine adarsin. Mal mal dolanirsin.
Evin en kücügü bir gün gelir "ben evlenecegim" der ve evlenir. Amca olacam sevinci tekrar baslar. Aradan bi zaman gecer ve "hadi len iyisin amca olacan" der. Saskinlikla "hasssktttiiiir" kelimesi agzinizdan cikar. Bu haberi alir almaz üstünüze önce bi yük biner. Anne karnindaki o bebegi görmek icin sabirsizlanirsiniz. Sanki sezen aksu son konserini vermeye gelecek de imzali bir resim koparacakmissiniz gibi.
Annesinin yanina gidip bebekle konusurken, annesi ona tercüman olur.
Baba olacak kardese cocugu nasil egitmesi gerekiyor temkinleri vermeye baslanir. Sanki kardes hala ufak cocukmus gibi. O da garibim gülümser ve "tamam" der.
aradan yine zaman gecer. Dogacagi dönem ne zaman gelecek diye hergün kardesin beyni ütülenir. Bir gün uzanmis, sekerleme yaparken mesaj gelir "Baba oluyorum sanirim". Önce bi kac dakika bu mesaji okursun. Daha sonra ayaga kalkar horozu tarafindan kovalanan tavuk gibi evde 14 tur atarsin. Daha sonra kardesi arasin, telefona cikmaz, nasil ciksin adam doguma girmistir. Sonra atlarsin son sürat kendini cocugun yaninda bulursun. O mutluluk onu görünce katlanir da katlanir. Tutamazsiniz göz yaslarinizi.
Minnacik elleriyle parmaginizi tutar. Birakmaz ve aglamayi kesip uyur. O uyurken beyniniz durur. Zaman kavraminin hic bir anlami kalmaz. Dünya yansa umrunuzda olmaz. Kafa sifirlanir. Siz de yeniden dogmus gibi olursunuz.