şeyh bedreddin

entry145 galeri video1
    28.
  1. Yaşadığı dönemde salt osmanlı kaynaklarında olmayıp genele bakıldığında arap kaynaklarında da dikkate değer yer bulan incelenmesi gereken şahsiyettir.(seyyid şerif-i cürcani ve idris-i bitlisi kendisinden medh ile bahsetmişlerdir) eserleri birçok yerli ve yabancı uzman tarafından didik didik edilmesine rağmen "şeyh" ciddi anlamda spekülasyonun konusu olmuştur ve bazı bilimsel çalışmaların dışında üretilen "bedreddin imgesi" de olayları çözümsüzlüğe itmekten başka bişey yapmamıştır. bazı ünlü osmanlı tarihçileri de -i. hakkı uzunçarşılı gibi-devletçi bakış açısı ile isyancı yaftası ile damgalanmıştır. Bu insanların doğalarından kaynaklanmayan bir gerçeklik olup genel anlamda yazdığı eserlerde bu yönde bir yorumu elzem kılabiliyor. çünkü bilindiği gibi bedreddin'in varidat dışındaki tüm eserleri(-tarihçi, fikir adamları ve uzmanların başta gölpınarlı ve ahmet yaşar ocak olmak üzere-bu konuda fikirbirliği etmişlerdir-)ehl-i sünnet çizgisinden ayrılmaz bununla birlikte ondan bahseden kaynaklar da mütenakızdırlar.

    Bu spekülasyonların yarattığı "bedreddin imgesi" ise türkiye'nin siyasal anlamda çalkantılı olduğu dönemlerde sol ve sağ kesimin eline iyi bir koz vermiştir(rahatsız edici olan bedreddin'in siyasi anlamda kullanımı değil, tarihin çarpıtılmasıdır. üzülerek söylemeliyim ki; Kendisine çok sevmeme ve saygı duymama rağmen bu anlamda kullanan ilk kişi "nazım hikmet"tir). bu anlamda ele alış, profesyonel tarihçilikten ziyade "popüler tarihçilik"in bir ürünüdür(stalin'in bedreddini gibi eserler bu konuda en sıradan örneklerdir). sol kesimdekiler onu komünizmin temsilcisi yaparken sağ kesimdekiler ise "ehli sünetten ayrılmamış bir osmanlı alimi" olarak göstermeye çalışıp birbirlerinden bedreddin'i kurtarmaya çalışmışlardır.

    Şeyhin birçok yönü var ki kesinlikle gözardı edilmeyip birbirine karıştırılmamalıdır. birinci yönünü ele alırsak "alim bedreddin" özellikle bu yönü oldukça dikkate değerdir. Bedreddin orjinal anlamda islam dünyasındaki ününün alimliği ile kazqnmıştır ve mutasavvıf bedreddin-daha çok vahdet-i mevcud(panteist) bir anlayışın hakim olduğu bir yön[başta nazım hikmet olmak üzere bir çok kişi onun felsefesini spinoza'nın panteist fikirleri ile karşılaştırılar] diğer bir yönüdür ama bir orjinallik arz ettiği söylenemez. bu meyanda, mevlana'dan ziyade muhyiddin arabi'nin fikirlerini benimsemiştir-o zamanlar tasavvuf suni islamca kabul edilmediğinden dini bu anlamda yorumlayan bazı kişiler arabi'ye şeyh'l ekfer(en kafir şeyh)lakabını takmışlardı-ki füsusu'l hikem'e yazdığı şerhler bunu gösterir. bununla birlikte alim bedreddin-özellikle ahmet yaşar ocak'ın değerli bir fikridir bu-mutasavvıf bedreddin'den daha orjinaldir.bunların yanında varidat'da bahsedildiği üzre materyalist bir görünüm çizen bedreddin de gözardı edilmemelidir ki şeyhin bu materyalist yönü ile birlikte mistik yanları da sezilir. Bunun dışında, şeyhin sohbetlerinden alınma olduğu belli olan ve belirli bir sistematikliğe sahip olmayan varidat'da belirli eleştri süzgecinden geçirilerek ele alınmalıdır.

    Bedreddin'in ayaklanmasının bir köylü ayaklanması mı yoksa bir halk hareketi mi yoksa daha başka bişey mi olduğu konusunda da bir çok spekülasyon hakimdir. Murat belge de "osmanlı kurumları ve kültür" isimli eserinde bir "köylü ayaklanmarının devamı olarak" kabul edilmesi gerektiğini terennüm eder ve buna kanıt olarak da ayaklanma da özellikle hem hristiyanların hem de müslüman sipahiler ile birlikte değişik kesimlerin iştirak ettiğini belirtir. Bana göre bu tür bir yorum bedreddin'in hurufilik ile olan bağlantısını, bazı mesiyanik karakterli hareketlerle taşıdığı müşterek özellikleri ve şeyhin merkezkaç eğilimlerini görmezden gelmektedir ki özellikle bedreddin'in isyanına kaynaklık eden alanlar bogomilizm ve katharizm'in yaygın olduğu bölgelerdir ki mesiyanik karakterli heterodox bir hristiyanlığı temsil eden akımlardır. bunların hurufilik ile olan benzerlikleri da göze çarpar.(şeyhin hurufilik ile olan (muhtemel)bağlantısı ise hurufilerin temerküz ettiği tebriz ziyareti ile irtibatlandırılabilir.

    bununla birlikte bu hareketin sosyal tabanında da her üç dinin heterodox kanadına ait kişiler ilginç bir yer işgal etmektedir. bu bir köylü isyanından ziyade hiristiyan feodallerin, toprakları ellerinden alınan müslüman sipahilerin ve merkeziyetçi eğilime karşı olan sınır gazilerinin-ki bilhassa kalenderiye dervişlerinin-bir ayaklanma hareketidir.(musa çelebi zamanında bedreddin'in balkanlarda birçok kişiye toprak dağıttığı bilinmektedir) çünkü şeyh bedreddin'in isyanda başarısız olmasındaki asıl neden bayezid paşa'nın şeyhin askerleri arasına yolladığı casuslar aracılığı ile müslüman sipahiler ile hristiyan feodallerin aklı çelinmiş-bizzat bu casuslar tarafından kendilerinden alınan toprakların kendilerine taltif edileceği konusunda güvence verilmiştir- binaenaleyh bu kişiler şeyhe ihanet edip karşı tarafa geçmişlerdir. şeyhin yanında kalanlar ise şeyhe intisab eden kalenderi dervişleridir ki kanlarının son damlalarına kadar şeyhin yanında savaşmışlardır.

    başkaldırma nedenini osmanlı kaynakları "saltanat davası" olarak açıklarlar ve halil inalcık da bu fikirdedir.(soyağacı bu meyanda selçuklulara gider(!) ve bu "saltanat davası" için kanıt gösterilir. ama bu iddia ciddi anlamda sorgulanmalıdır. i hakkı uzun çarşılı da isyancıların bu tip psüedo-soyağacı yarattıkları bilinen bir gerçektir) "hudut boylarındaki köklü gazi geleneğinden gelen... merkeziyetçi yönetim tarzını arzu etmediği için, merkezkaç gücü temsil eden biri olarak, bu gücü elinden bırakmak istemediği şeklindedir"(ahmet yaşar ocak, osmanlı toplumunda zındıklar ve mülhidler sf 169)(ve buna kanıt olarak da feodallerin çıkarını temsil eden ve merkeziyetçi bir düşünce sahibi olmayan musa çelebi'nin tarafını tutması-ki bilinir musa çelebi de benzer efkara sahipti-ve onun zamanında kaazasker olması neden olarak gösterilebilir.

    yukarıdaki girdilerdeki mezkur ve bedreddin'e izafe edilen eşitlikçi ideolojiye dair fikriyat ise ana kaynak olarak bizanslı tarihçi dukas'a dayanır. ana ve tek kaynak budur. fakat o ise kaynağında referans olarak şeyh bedreddin'i göstermez. Onda ise Börklüce mustafa'ya atıfta bulunur; dukas bu tür fikirleri bir rahib'e anlattığı bildirilir. fakat Maa-t-teessüf ki bu fikirler -irdelenmeden-bedreddin'e izafe edilmiştir(bu fikirler bedreddin'e ait olacağı gibi olmayabilir de derinden derine tartışılması gerekir ki popüler tarihçiliğin atladığı esas konu bu eleştirel süzgeçten geçirmedir)bununla birlikte bir gerçeklik de börklüce mustafa ve Torlak kemal isyanlarının şeyh bedreddin ile bir mutabakat halinde mi çıkardıklarıdır? yoksa birbirlerinden bağımsız hareket ettikleri mi? bu iki konuda da kesinlik sözkonusu değildir.

    ilginç bir nokta: bedreddin çok açık bir gerçektir ki "bir alevi değildir"(bu konuda ahmet yaşar ocak "Heterodox müslüman kesimlerin asıl alevilik motiflerini henüz tanımadıklarını" belirtir ve buna kanıt olarak ortaya koyar. Ama balkan alevileri ise bedreddin'in müridlerinin torunlarından başkası değildir.

    Son olarak "dünyadaki ilk sosyalist" şeklinde bedreddin'e yakıştırılan ilginç ünvanlar da sözkonusu olmakta. "ilk sosyalist" diye bir kavram ortaya konduğunda bırakın şeyh bedreddin'i bu konunun ucu 1381'de ingiltere'de yaşanan "Tyler's Rebellion"(English peasants'revolt of 1381) ya da daha da gerilere gittiğimizde iranlı mazdak'a kadar götürebiliriz.
    1 ...