fiba holding- hüsnü özyeğin tarafından yunan ulusal bankasına satılan banka.
yabancı sermaye düşmanlığım olmasa da bu duruma bir de şu açıdan bakalım.
şimdi bizim memleketimizde bir banka düşünün bu bankanın yaşamını sürdürebilmesi için özkaynakları olması, kredi vermesi ve bundan para kazanması gerekmez mi? bu tüm bankaların yaşaması için gerekli durumdur.
peki finansbank'ın farklılığı nerede?
finansbankın farklılığı da şu;
finansbank ta diğer bankaların yaptığı gibi karlılığı arttırmak adına ticari ve bireysel krediler vermekte, özkaynaklarını arttırmak adına arazi, tapu, devlet tahvilleri, hisse senetleri satın almakta. bu da bir ticari işletmenin karlılığını arttırmak için gerekli durumdur. lakin fark finansbank'ın yunan ulusal bankasının malı olmasıdır.
yunan ulusal bankası yani yunanistan devleti.
adamlar banka sayesinde türk işletmelerini borçlandırabiliyor, ortak olabiliyor, daha da önemlisi türkiye topraklarında mal, mülk satın alabiliyor.
şimdi yarın birgün istermisiniz finansbankın satın aldığı arazileri yunanistan hükümeti "buralar bizim toprağımız" diyerek talep etsin.
bu kadar mı bu milleti yönetenlerin gözü kapalı, kulakları sağır?
gidin bakalım yunanistan'a senin merkez bankana bir çöpünü satıyor mu adamlar.
beğenmediğimiz, küçümsediğimiz talabani bile "kürt kedisi bile vermem" diyerek posta koymadı mı bize?bir talabani kadar, barzani kadar olamıyoruz.
gün gelecek ayıkacağız bazı şeylere ama iş işten geçmiş olacak.
şehit kanlarıyla sulanmış vatan toprağı, bu vatanın özkaynakları, değerleri bu kadar kolay nasıl satılabiliyor efendiler?
"yunanistan ne ki tükürüğümüzle boğarız" değil mi? sıkar anam biraz...