Ankara'ya 3 kere gittim. Nasıl bir uğursuzluksa hep dönüşlerim berbat oldu.
ilkinde eğitim içindi. Dönüşte arkadaşlarla otururken saatin farkına varamadık. Nasılsa otogar yakın, bi metroya bakar diye lak lak kısmını oldukça uzattık. Metro istasyonuna girip içeride kaybolduk. Otobüsü kaçırmaya ramak kalmıştı ki depar atarak otogarda kalkan aracı durdurduk.
ikincisinde yine eğitim içindi. Dönüşte bardan sarhoş arkadaşları toplayıp, taksiye bindirip otobüse yetiştirmek için verdiğim çaba görülmeye değer.
Üçüncüsünde sevgilimden ayrıldım. Yine metro istasyonu ve türk filmivari, bol duygusallı bir ayrılık sahnesi. Sonrası aşti'de salya sümük bir hachikos.
Ulan ne ankaraymış.