siniflar arasi cizginin artik iyice belirginlestigi bir toplumda sosyal tabakanin altlarinda yer alanlarin hikayesi. tipik bir rus roman klasigi. tema her zamanki gibi, fakirlik, sefalet, siniflar arasi yasanan yasama dair farkliliklar vb. burada bir parantez acmak lazim. bizde eskiden hatta gunumuzde bile devlete kapagi attin mi senden krali yok anlayisi vardi. oysa ne hikmettir bilinmez rusya'da bu durum tam tersidir. yani memur ile kapida yatan itin bir farki yok. kapat parantezi! simdi bir memur ama o memuriyet ona o kadar agir geliyor ki, adam kendini ispanya krali sanacak kadar deliriyor.
birde suna dikkat cekmek lazim. rus edebiyatinda bizdeki gibi cogunlukla hikayeleri mutlu sonla bitirip, okuyucuyu zihinsel tatmin yoluna gidilmez. neyse o! palto hikayesinde bir paltoya hayatini adayan eleman, palto sahibi olunca caldirir paltoyu. sonra yataklara duser, hasta olur ve olur. yazar bir sans daha verir elemana ve ruh olarak geri dondurur ama sahsen bu, bende mutlu son etkisi yapmamisti acikcasi. ama asil vurgu yine sefalet, aclik ve fakirliktir.
bu tema burun hikayesinde de degismez. sabah kalktiginda burnunu yerinde bulamayan elemanin yasadiklarini ne kadar fantastik dille anlatirsan anlat, en nihayetinde memurdur (ulan ne kotu bir seydir bu memurluk) ve her sey kotudur.
gogol, "olu canlar" romaninda yapamadigi psikolojik tahlilleri azda olsa burada yapar ama hicbir zaman dosto ve tolstoy'a ulasamaz...