özel harekat polisi bir kardeşimizin kaleminden biz kimiz?
-özel harekat gerÇeĞi-
biz asker , komando , jöh, pöh möh,sat,sas bilmemne değiliz!
bordo bereli hiç değiliz.
biz ; ölüm riski yüksek operasyonların icrasını gerektiren görevler üzerine özel olarak eğitilmiş ve vatan savunmasından en ön safta görev almak üzere yetiştirilmiş özel harekÂt polisi yiz ( hareket diye yazanlara da ayrı bir gıcık oluyorum )
telsiz kapatmayız biz, çünkü telsiz taşımayız.
leŞ fotosu çekmeyiz , Çektirmeyiz !
yaptığımız operasyonları sağda solda anlatmayız , kaç adam öldürdün diyenlere cevap vermez, kulak bile asmayız...
kulak demişken; kulak, kafatası, parmak, böbrek dalak bilmem değişik organlardan oluşan kolleksiyonumuz yoktur, boşuna heveslenmeyin!
biz yaptığımız işle övünmeyiz çünkü övünecek bir iş yapmayız vatanı sevmekten başka!
keskin nişancıları boğma teliyle bıçakla geberttiğimiz koca bir yalan ,
mermilerimizle gebertiriz, bıçağı portakal soyarken kullanırız biz , teröristin derisini soyarken değil!
biz konuşmayız silahlarımız konuşur,
iddia etmiyorum çünkü bilimsel olarakta gerçektir ve dahi atalarımızdan süregelen bir erktir
yeryüzünde o silah denilen nesneyi bizden iyi kullanan yoktur olmamıştır ve olmayacaktır...
Çünkü bu yetenek bize atadan mirastır.
osmanlı zamanında yaşasaydık herhalde akıncı derlerdi bize,
Çoğu kişi sevmez bizi, gün yüzü görmediğimizden olsa gerek gördüğümüzde de gözlüğümüzü eksik etmeyiz zaten gözümüzden
bu yüzden de; bizi güneş gözlüklü silahı bacakta taşıyan artist yaratıklar olarak görürler ve bilmezler niye silahı bacakta taşıdığımızı niye gözlük taktığımızı , görmezler o ufacik kalpte ne kadar büyük bir vatan taŞidiĞimizi...
biz de sevmeyiz zaten onları açıkçası
biz zaten kimseyi sevmeyiz, sevdiklerimizden başka.
yetiştirme yurdundan alınıp eğitildiğimize de inanmayın!
çünkü hepimizin sevgi dolu kocaman aileleri vardır. hasretle yolumuzu gözleyip vuslatı bekleyen...
doğa üstü güçlerimiz yoktur, dua üstü güçlerimiz vardır,
ne kadar çok dua edilirse; gücümüz o kadardır...
bize deli diyenler vardır birde ; gelir kulağımıza, duyarız:
Çünkü atın iyisine doru yiğidin iyisine deli derler biliriz anlarız...
ama onlar ne attan anlar, ne eşekten, ne de yiğitten...
hani diyor ya o Şanı büyük Şair ; gömelim gel seni tarihe desem,
siĞmazsin!
işte biz o neslin torunlarıyız, içtik mi o tatlı şehadet şerbetini ; mezara da, toprağa da , tarihe de siĞmayiz...
orada yaşanan orada kalırsa , burada yaşananlar da burada kalsın
sormayın bize işte; surda yaŞananlar da haliyle surda kalsın !