insanı dağıtan şiirler

entry100 galeri video2
    44.
  1. yilmaz erdoğan-sevebilme ihtimali.
    Soguk ve sehirlerarasi otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
    Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...
    Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haslama yeme ihtimalini sevdim.
    Ilkokulun silgi kokan, tebesir lekeli yillarinda
    Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yasanirdi o zaman
    özlemeye basladim herkesi...
    Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye basladim sonra..
    Bizim Kemalettin Tugcu'larimiz vardi...
    Bir de camlarin bugusuna yazi yazma imkani...
    Yumurta kokan arkadaslarla paylasilan kahverengi siralarda,
    solculuk oynamaya basladik..
    Ben doktor oluyordum sen hemsire, geri kalanlar kontrgerilla...
    Kirmizi boyalarla umut ikliminde harfler yaziliyordu pütürlü duvarlara ve
    Türk Dil Kurumu'na inat bir Türkçeyle...
    Agbilerimizden ögrendik, S harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..
    Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yagiyordu.
    Ve kapali mekanlarda sevismeyi öneriyordu haber bültenleri.
    Oysa Ankara'da hiç sevismedim ben.
    Disiplin kurulunda tartisilan askim olmadi benim..
    Sinifça gidilen pikniklerde kiçimiza batan platonik dikenleri saymazsak..
    Ankara'ya usul usul kursun yagiyordu..
    Ve belli bir saatten sonra sokaga çikmamayi öneriyordu haber bültenleri.
    Oysa hiç kursun yaram olmadi benim
    Ve hiç bir mahkeme tutanaginda geçmedi adim
    Çatismalarin ortasinda sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece
    Sana siirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun
    Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
    Okul servisi seni hep zamansiz, amansizca bir lojman griligine götürüyordu
    Ben, senin benimle Tunali Hilmi Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum.

    Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

    Yaz sicagi topraga çekiyor da tenimin çatlamaya hazir gevrekligini
    Sonra otobüs oluyordum, kirik yarik yollarin çare bilmez sürgünü
    Ne yana baksam dag ve deniz saniyordum
    Mus ovasinin yalanci maviligini
    Otobüs oluyordum bir süre
    Yanimizdan geçen kara trenlerle yarisiyordum, yanagim otobüs caminin garantisinde
    Otobüs oluyordum
    Bir ülkeden bir iç ülkeye
    Çocukluguma yaklastikça büyüyordum.
    Zap suyunun sesini basina koyuyordum sarkilarimin listesinin
    Korkuyordum
    Sonra iniyordum otobüsten
    Çarsidan bizim eve giden, ömrümün en uzun,
    ömrümün en kisa, ömrümün en çocuk,
    ömrümün en ihtiyar yolunu kosuyordum.
    Çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..
    Soguk ve sehirlerarasi otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
    Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
    Ben seninle bir gün Van'daki bir kahvalti salonunda
    Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanlarin bildigi
    bir yol üstü lokantasinda
    Ben seninle, Agri dagina mistik ve demli bir çay kivaminda bakan
    Dogubeyazit'in herhangi bir toprak daminda
    Ben seninle herhangi bir insan elinin
    terli cografyasinda olma ihtimalini sevdim

    Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim!
    3 ...