su şebekesindeki kesinti yüzünden sabah sabah yüzümü yıkayamadan evden çıktım. yürüyerek gidecektim okula ama cebimdeki bozuk parayı fark edince bindim dolmuşa. en arka sıradan sol cam köşesine kuruldum. maymun maymun bakınırken durağın birinde bu diyarlarda gördüğüm en çekici kız; güzel demiyorum, ateşleyen, kışkırtan gibisinden diyorum, yanındaki arkadaşının ısrarı üstüne önce bindi dolmuşa, kalktı geldi 2 kişilik tek boş yere yani yanıma oturuverdi. okula gelene kadar soğuk terler döktüm, esnedim, gerindim, arada denyoluk yapmayayım diye kitabımı okuyayım dedim ama kitap mitap hak getire. aklımı aldı ya bir kez! ne zamandır kıza diyeceğim ki " hastayım sana" da tam fırsat geçmiş elime bu seferde görükle su şebekesi yüzünden diyemiyorum kıza. gerçi parfümümüzü sıktık, okaliptüslü şekerimizi attık ağzımıza evden çıkmadan da ya şu surat nolucak diye geçti içimden. inene kadar kıpırdayamadım bile, çıkarken iç geçirdim "canımmm yavrumm" diye. olsun, inşallah bir dahaki sefere, görükle 'nin başıma iş açmadığı bir zamanda.
edit: bir çok kez "bir dahaki sefere"ler dendi ama cesaret edilip söylenemedi, heyecan yapıyor, aslında güzel kız da daha çok tanrısal bir elektrik, ben aşamadım onu, gidip diyemedim " içimde kalmasın, aklımda kaldın" diye.